Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/13672 E. 2017/6179 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13672
KARAR NO : 2017/6179
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/616-2015/556 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında alt imtiyaz sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalıya ait marketin … ismiyle işletileceğini, yine sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde aynı iş yerinde davalı tarafından market işletemeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin taraflar arasında imzalanan fesih anlaşması ile son bulduğunu, aynı düzenlemenin fesih anlaşmasında da bulunduğunu, fakat davalının söz konusu adreste marketçilik faaliyetlerine devam ettiğini, ileri sürerek davalının 1 yıllık süre boyunca rekabet yasağına aykırı davranışlardan men’ine, faaliyetlerinin durdurulmasına, 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; rekabet yasağı maddesinin Anayasa ve Borçlar Kanununa aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile davacı arasında 18/05/2010 tarihli alt imtiyaz sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin 28/09/2011 tarihinde fesih ile sona erdirildiği, taraflar arasında düzenlenen alt imtiyaz sözleşmesinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde aynı iş yerinde davalı tarafından market işletemeyeceğinin kararlaştırıldığı, fesih sözleşmesinde de aynı hükmün bulunduğu, davalı şirketin aynı adreste, aynı iştigal konusu ile ticari faaliyetine devam ettiği, rekabet yasağını ihlal ettiği, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre fesih tarihi olan 28/09/2011 tarihinden itibaren bir yıl içinde 19.192,48 TL kâr elde ettiği, davacı tarafın zararının belirlenemediği, TBK madde 50/2 “uğranılan zararın miktarının tam olarak tespit edilememesi halinde hakimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önemleri gözönünde tutarak zarar miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” hükmünü haiz olduğu, bu hükme istinaden zarar miktarı olarak talep edilen 10.000,00 TL’nin olaya uygun düştüğü, davalının yapmış olduğu ticari faaliyet sebebiyle davacının kişilik hakkının zarara uğradığına yönelik bir bulgu olmadığı, bu nedenle manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin 1 yıllık süre boyunca meni talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve maddi tazminatın da TBK 50. maddesi uyarınca belirlenmesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 28.09.2011 tarihli rekabet etmeme sözleşmesi mevcuttur. Mahkemece, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK 56 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğundan bahisle maddi tazminatın takdiri ile birlikte hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl süre içerisinde haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durudurulmasına karar verilmiştir. Ancak TTK 56 vd. maddeleri taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmaması halinde iktisadi rekabetin suustimaline yönelik eylemlerin mevcudiyeti durumunda uygulanır. Oysa, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında rekabet etmeme sözleşmesi bulunduğuna göre, uyuşmazlığın hukuki vasfının Borçlar Kanunu hükümlerine göre sözleşme serbestisi kapsamında düzenlenen ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan zararın giderilmesi olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmenin ihlalinden doğan zarar ve zıyanın tahsili ile yetinilmesi gerekirken mahkemece, somut uyuşmazlığa TTK 58 hükmü gereğince ayrıca “1 yıl faaliyetten menine” karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bente açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.