YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2050
KARAR NO : 2017/23711
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : a-TCK’nun 158/1-f, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b-TCK’nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Keşideci …Şirketi’ne ait boş çek yaprağının araçtan çalınmasından sonra sanığın söz konusu çeki doldurup katılan …’e verip mal aldığı, yapılan incelemede çekteki imzanın keşideciye ait çıkmadığının belirlendiği, böylece sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık aşamalarda değişmeyen ifadesinde, suça konu çeki, sattığı çorap karşılığında …’tan aldığını belirterek suçlamaları kabul etmediği halde mahkemece adı geçen bu kişiyle ilgili hiçbir araştırma yapılmadığı dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, … isimli kişinin kim olduğu ve adresinin ne olduğunun sanıktan sorulması var ise sanıkla adı geçen kişi arasındaki hukuksal ilişkiye dair kayıtların istenerek dosyaya konulması, çekteki … cirosu altında yer alan … numaralı telefonun kime ait olduğunun araştırılması, ciro altında yer alan … isimli kişinin gerçek bir kişi olduğunun tespiti halinde ifadesinin alınarak, suça konu çekin kendisi tarafından sanığa verilip verilmediği verilmiş ise hangi hukuksal ilişkiye istinaden verildiğinin ve sanığın beyanlarının doğru olup olmadığının sorulması ile adı geçen kişinin yazı ve imza örneklerinin usulüne uygun olarak alınarak, mukayeseye elverişli belge asıllarıyla birlikte kriminale gönderilerek, söz konusu çekteki yazılar ile imzaların, bu kişiye ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.