YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/734
KARAR NO : 2017/3370
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 14.09.2015 gün ve 2014/10175 Esas, 2015/5871 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 01.07.2007-31.05.2008 tarihleri arasında davalı şirkete sunmuş olduğu kurumsal internet erişim ve sunucu barındırma hizmetleri uyarınca cari hesaba dayalı olarak davalı şirketten 225.579,77 TL alacaklı olduklarını, bu alacaklarını başka bir şirkete temlik ettiklerini, temlik hususunun da davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirketin borcunu temlik alana ödemediğini, temlik yaptıkları şirkete müvekkili şirketin ödeme yapmak durumunda kaldığını, davalı tarafça borcun ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin borca ve fer’ilerine itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akti ilişki olmadığını, temlik nedeniyle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin TMSF tarafından devir alındığını, daha sonra da … Medya Grubuna ihale yoluyla satıldığını bakiye borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafça temlik alana ödeme yapılması nedeniyle, temlik verenin temlik ettiği alacağı temlik alana ödediği dikkate alınarak davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğu, fona devredilen ve fon tarafından yönetici denetçi atanan şirketlerin tüzel kişiliklerinin sona ermeyip, bu şirketlerin tüzel kişiliğinin fondan ayrı ve bağımsız devam ettiği, dolayısıyla da 3. kişiler nezdindeki her türlü borç, edim ve yükümlülüklerinden dolayı bizzat sorun olması sebebiyle davalı tarafında pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı tarafında gönderilen faturaların davalının yaptığı ödemelerin davalı defterlerinde yer aldığı, arada çıkan farkın 2006 yılı devir ve kalan kısmının 31.05.2008 tarihli firmadan kaynaklandığı, temlik alanın taraf olmayıp, davacı tarafça davalıya birçok ihtarname gönderilerek yeniden süre verilmesi karşısında en son ihtarme ile verilen sürenin temerrütte esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/10175 Esas, 2015/5871 Karar sayılı kararı ile 14.09.2015 tarihinde onanmıştır.
Kararı, taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 07,80’er TL harç ve takdiren 275,00’er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.