YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2890
KARAR NO : 2017/4942
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/10/2015 tarih ve 2015/267-2015/977 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 2007 model Kawasaki marka lastikli LOADER makinenin her türlü arıza ve hasara karşı 27030633 nolu makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında davalı … şirketine sigorta yaptırıldığını, sigortalı makinenin müvekkili şirketin şantiyesinde 05/10/2010 tarihinde çalıştırıldığı sırada arızalandığını, 06/10/2010 tarihinde sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını,…nolu hasar dosyası ile davalı … şirketinin dosya açtığını, ancak hasar ihbarına rağmen davalı … şirketinin hasar bedelini ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin aracı …Pazarlama İhracat İth. A.Ş’ye fatura karşılığı KDV hariç 56.417,70 TL bedelle tamir ettirdiğini, makinenin servise götürülmesi için de nakliye ücreti olarak 1.500,00 TL harcandığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ödenen KDV hariç 56.417,70 TL’den şimdilik 30.000,00 TL’sinin ihbar tarihi olan 06/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, nakliye ücreti olan 1.500,00 TL’nin de ihbar tarihi olan 06/10/2010 tarihi olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin genel şartları uyarınca yapılan hesaplamalara göre, muafiyet indirimi de yapıldıktan sonra ödemesi gereken miktarın 20.208,08 TL, talep edilen 56.417,70 TL hasarın ise fahiş ve dayanaksız olduğunu, bu bedelin tahsilinin mümkün olmasına rağmen davacının dava açma yoluna gittiğini, temerrüdün de söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; dava, davalı şirket nezdinde Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı iş makinesinin teminat dönemi içinde arızalanması nedeniyle yapılan onarım gideri ve nakliye bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, iş makinesinin teminat dönemi içinde yol yapımı çalışmaları sırasında çalıştığı esnada hararetin yükselmesi ve motorundan farklı ses gelmesi sonucu hasarlandığı, olayda eksik sigortanın bulunmadığı, Genel Şartların 14/a maddesi uyarınca davacının talep edebileceği sigorta tazminatının “ömür (yıpranma payı)” adı altında indirim yapılmaksızın belirlenmesi gerektiği, davacının yenisiyle değiştirilen makine parçası nedeniyle uğradığı yedek parça ve işçilik zararının
KDV hariç 57.313,72 TL olduğu, ancak davacı dava dilekçesinde uğradığı zararın KDV hariç 56.417,70 TL olduğunu belirtmiş, bozmadan önce yaptığı ıslahta da dava dilekçesinde hasar bedeline ilişkin olarak istediği 30.000,00 TL’yi artırarak toplam 56.417,70 TL’nin tahsilini istemiş olmakla bu şekilde davacının talebi ile bağlı kalınarak hasar bedelinin 56.417,70 TL olduğunun kabulü ile bu miktara sigorta poliçesinde yer alan özel şart uyarınca hasarın % 10’u oranında muafiyet indirimi yapılması sonucu davacının davalı sigortacıdan talep edebileceği bedelin 56.417,70 TL’den % 10’u olan 5.641,77 TL’nin indirilmesi sonucu bulunan 50.775,93 TL olacağı, davalı ıslah ile artırılan miktarın zamanaşımına uğramış olduğunu ileri sürmüş ise de bu husus temyiz edilmiş olmasına rağmen bu hususta bir bozmanın yapılmadığı, mahkememizce bozmaya uymakla usuli kazanılmış hakların doğduğu, bu durumun bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşmiş olduğu sonucunu doğurduğu gibi hasara ilişkin ekspertiz raporunun 21.12.2010 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle davalının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü, zamanaşımının da bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, bu durumda ıslah tarihi olan 20.11.2012 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, geçerli delillerle ispatlanamayan 1.500,00 TL nakliye bedelinin tahsiline yönelik isteminin ise yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, hasar bedeli hesabı ile davacının talebi ve muafiyet indirimi göz önüne alınarak yapılan hesaplamalar sonucu davacının davalıdan poliçe kapsamında 50.775,93 TL alacağın davalının temerrüt tarihi olan 21.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi olan avans faizi oranlarıyla birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, Makine Kırılması Sigorta Poliçesine ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1268 maddesinde Sigorta mütalebesinden doğan bütün mütalebelerin 2 yılda müruruzamana uğrayacağı, yasanın 1299 maddesi delaletiyle 1292 maddesi gereğince sigorta ettirenin rizikoyu gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren 5 gün içinde sigortalıya haber vermeye mecbur olduğu, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 11/a maddesinde de hasar vukuunda sigortalının en geç 5 gün içinde sigortacıya ihbarda bulunacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta sigortalı iş makinasında riziko 05/10/2010 tarihinde gerçekleşmiş davacı tarafından davalı sigortaya 06/10/2010 tarihinde ihbarda bulunulmuş, kısmi dava 25/05/2011 tarihinde açılmış, 20/11/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabih artırılarak 56.417,70 TL’ye çıkarılmıştır.
Davalı vekili süresinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1268 maddesine göre dava 2 yıllık zamanaşımına tabi olup davalı sigortanın temerrüt tarihi olan 06/10/2010 tarihi ile ıslah tarihi olan 20/11/2012 tarihi arasında yasada öngörülen zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden davalının ıslahla artırılan bölüme yönelik zamanaşımı itirazının kabulü ile bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken ekspertiz rapor tarihinin esas alınması suretiyle zamanaşımı başlangıcının belirlenmesi suretiyle zamanaşımı itirazının reddi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Ayrıca eksik sigortanın bulunup bulunmadığı yönündeki sigortacı bilirkişi raporu ile bozma ilamından önce ve sonra alınan raporlar arasında makinanın değeri farklı belirlenmiş olup, bu konuda rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik sigortaya ilişkin, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek poliçenin düzenlenme tarihindeki makina değeri tespit edilerek eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğine ilişkin ayrıntılı denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı benttlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.