Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15944 E. 2017/18939 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15944
KARAR NO : 2017/18939
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının yarı zamanlı olarak davalı nezdinde çalıştığını, işçilik alacakları ödenmediğinden haklı nedenle iş aktini feshettiğini, çalışma saatlerinin haftalık değiştiğini, fakat 2013/ Ağustos ayında çalışma saatlerinin belirsizleştiğini, davacının telefon ile çağırılarak çalıştırıldığını, aylık çalışma toplamının 127,5 saat olduğunu ama bunun üzerine fazla çalışma yaptığını ücretinin de ödenmediğini, çalışma saatlerini işçilerin işyerindeki deftere işlediğini ama kayıt altına alınan çalışma saatlerinin tekrar düzenlenerek şirket merkezine gönderildiğini, davalının ,,,, yevmiye sayılı ihtarında bir kısım fazla mesai çalışmasının bulunduğunukabul ettiğini, davacının günlük 1 saat mola vermesi gerekirken en çok 15 dakika mola verdiğini, ama 1 saat kesinti yapıldığını, işyerinde 2 ayda 1 kere sayım yapılmakta olup sayım günlerinde 2-3 saat fazla mesai yaptığını, ücretinin ödenmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının part time personel olduğunu, ücretini çalıştığı saat karşılığı aldığını, davacının imzası bulunan puantajları, bordrolar ve günlük izin kağıtlarına göre davacının fazla çalışması olduğunda günlük izin verildiğinin bu şekilde fazla çalışılan sürenin denkleştirildiğinin belli olduğunu, davacının kayıtlardan fazla çalışması olmadığının anlaşıldığını, davacının puantajlara göre hiç bir zaman 120 saat üzerinde çalışma yapmadığını, davacının haklı fesih nedeni bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından keşide edilen ,,, yevmiye nolu 03/09/2013 tarihli ihtarname ile iş akdini, fazla çalışma yaptığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, mağaza sorumlularının hakkında hamal ifadesinin kullanıldığı gerekçeleri ile iş akdini haklı nedenle feshedildiğinin belirtildiği, davalı tarafından keşide edilen ,,,, yevmiye nolu 05/09/2013 tarihli ihtarnameye cevap ile, davalı işyerinde çalışma saatinin 127,5 saat olduğu, ancak 127,5 saati aşan çalışmalar için denkleştirmeye tabi tutularak fazla mesailerin karşılandığı, iddia doğrultusunda kasa defterinde inceleme yapıldığı ve davacının fazla çalışmasına rastlanılmadığı, davacının ihtarnamesinin istifa olarak değerlendirildiği belirtildiği, davacı tarafından fazla mesailerin ödenmediği hususuna dayanılarak iş akdini feshettiği, davacının belirli şekilde fazla mesai yaptığının belirtildiği, ancak 2012 Ocak- 2013 Eylül tarihleri arasında dönem ücret bodrolarında fazla mesai tahakkukunun bulunmadığı, bu bağlamda bilirkişi raporunun fazla mesai tablosundan 1.450,39 + 1261,95 + 1393,06 + 484,71 = 4590,11 – % 15 – % 15 – % 07,59 = 3.178,26 TL davacının fazla mesai alacağı olduğu, bu bağlamda fazla mesai alacağına hükmedildiği, davacının hafta tatilinde çalıştığına dair delil bulunmadığından hafta tatili alacağı talebinin reddine hükmedildiği, bu bağlamda davacının fazla mesai alacağının bulunduğu 4857 sayılı İş Kanunun 24/II-e madde hükmü gereğince iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, puantajların bir kısmında örneğin 2013 Temmuz ayında fiili çalışma saati 67,5 saattir. Bu gibi aylık 127,5 saatlik çalışmayı aşmayan aylar için fazla mesai ücreti hesaplanamamalıdır.
Diğer yandan, dosyada bir kısım ayların puantajları eksik, bir kısım ayların puantajları ise imzasızdır. Bordroların tamamı ise imzasızdır, banka kayıtları ise sadece 28/09/2007-06/07/2009 tarih aralığını kapsamaktadır. Bu nedenle, eldeki hükme fazla mesai ücreti bakımından esas alınan hizmet süresi içinde eksik puantajlar ve bordrolar tek tek tespit edilmeli, puantajı olmayan veya imzasız olan ve fazla mesai ücreti ödendiği banka kaydı veya imzalı bordro ile ispatlanamayan aylar hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. İmzasız puantajların, banka aracılığı ile ödendiği ispatlanamayan imzasız bordroları davacıyı bağlamadığı gözden kaçırılmamalıdır. Belgesi olmayan dönemler tanık beyanına göre hesaplanabilir.
Ayrıca, puantajlar ile bordroların örtüşüp örtüşmediği, bordrodaki rakamın ödendiğinin ispatlanıp ispatlanamadığı, puantajda varsa fazla mesai ücretinin ödendiğinin ispatlanıp ispatlanamadığı her bir ay için tek tek denetlenmelidir. Bu denetleme fazla mesai ücreti bakımından bozma konusu hükme esas alınan hizmet süresi için yapılmalıdır, zira davacı temyizi bulunmamaktadır.
3-Davacının feshinin haklı olup olmadığıda fazla mesai alacağının çıkıp çıkmamasına göre yeniden değerlendirilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.