Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4089 E. 2014/9919 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4089
KARAR NO : 2014/9919
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/128-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, arkadaşı olan davalı …’ın 2006 yılında ortak firma kurmak istediğini, kurucu ortak olduğunda Bağ-Kur’lu olacağını kendisinin ise sigortalı kalmak istediğini bu nedenle de şirketi davacının adına kurmaları gerektiğini, kendisinin daha sonra … Sanayi Ltd. Şirketi unvanlı bu şirketi bir iki ay sonra devralacağını söylediğini, şirketin %51 kurucu ortağının kendisi olduğunu, ancak aradan geçen 7 yıl zarfında bu devri yapmadığını, yaptığı araştırmalar sonucunda şahsın Sosyal Güvenlik Kurumu’na 80.000 TL civarında borçlandığını öğrendiğini, kendi üzerine olan ve bütün işlemlerinin davalı tarafça yürütülen söz konusu şirketin %51 hissesini davalı tarafa devrinin sağlanması için yargı organına başvurma zorunluluğu doğduğunu iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını, davacı ile arasında iddia edildiği gibi bir anlaşmanın olmadığını, şirketin davacı tarafından kurulduğunu, kendisinden rica etmesi üzerine bir süre şirket müdürü olan atandığını, şirketin hiçbir ticari faaliyetinin olmaması sebebiyle şirket müdürlüğünden istifa ettiğini, … Ticaret Sicil Memurluğu’nun istifasını işleme koyduğunu, bu hususların davacı tarafından bilindiğini, davacının şirket payını 2 ay içinde alacağını iddia etmekte ise de bu konunun da gerçekle ilgisinin bulunmadığını, davanın konusu itibariyle bu davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, zira şirketin kuruluşunun ve her türlü işlemin davacının imzası ile yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklıktan çıkma davasının, şirketin tüzel kişiliğine yönelik olarak yada tüm ortaklara karşı açılması gerektiği,somut olayda, şirket iki ortaklı ise de, davalı olarak gösterilen …’ın şirket ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve katılma yoluyla davalı temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434’üncü maddesinde açıklanmıştır. Bunagöre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davalı tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalının katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davacı şirket ortaklığından çıkma istemeyip kendisine ait hissenin davalıya ait olduğunun tespiti ile davalıya devrini talep etmişse de, bu iddiasını ispatlayamamış olmasına ve iddianın tanık beyanlarıyla da ispatlanamayacak olmasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.