Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/27114 E. 2017/9575 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27114
KARAR NO : 2017/9575
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi tarafın, sanık …’un kendi adına kayıtlı villa niteliğindeki taşınmazını, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla sattığını iddia etmesi karşısında,
Şikayet dilekçesinde belirtilen taşınmazın devrinin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından, eyleme konu taşınmazın devir tarihindeki değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, satın alan şahısla satış işlemini yapan sanık arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılıp, sanığa ait taşınmazın satışından elde edilen gelirin banka ve diğer borçlarını kapatmak amacıyla kullanıldığının savunulması karşısında, satıştan elde edilen gelirle hangi borçların ödendiği, vergi ya da SSK (SGK) borcuna ilişkin olup olmadığı, bu borçların herhangi bir takibe konu edilip edilmediği, takibe konu edilmiş ise ilgili dosyalar ve ödeme tarihleri araştırılmaksızın eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.