YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15830
KARAR NO : 2017/14596
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın bozulduğunu belirterek İİK 40. maddesi gereği takibin durdurulmasına, 225 ada 5 parsel sayılı taşınmazın satış işleminin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, borçlunun dayanak ilamda belirtilen tazminat miktarını ödemeyi kabul ettiği, ilamın, tazminat miktarının mirasçıların miras hisseleri oranında hesaplanması hususunda bozulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. Dairemiz’in 14.12.2015 tarih 2014/19386 Esas 2015/22469 Karar sayılı ilamı ile takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması yoluna gidilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak şikayetin kabulüne karar verilmiştir. 225 ada 5 parsel sayılı taşınmazın satış işlemlerinin durdurulmasına, ancak dayanak ilam bakımından bozma sonrası yeni karar verildiğinden takibin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. Bu kez hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekilince ……İcra Dairesi’nin 2013/1275 Esas sayılı takip dosyası ile 18.03.2013 tarihinde takibe başlanmıştır. Borçlu vekili, 21.04.2014 tarihinde takip dayanağı ilamın bozulduğundan bahisle takibin durdurulmasını İcra Hukuk Mahkemesi’nden talep etmiş, ancak İcra Müdürlüğü’ne buna ilişkin talebini 20.11.2014 tarihinde sunmuştur. Alacaklı vekili ise bozmadan sonra verilen ilamı 23.03.2015 tarihinde sunarak haciz talebinde bulunmuştur. 23.03.2015 tarihinden sonra ise takibe devam olanağı vardır. 20.11.2014 tarihi ile 23.03.2015 tarihi aralığında takip durması gerekir. Mahkemece sadece 20.11.2014 tarihi ile 23.03.2015 tarihi aralığında takibin durabileceği düşünülmeksizin takibin durdurulması şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Kaldı ki; icra dosyasında bozma ilamı ibraz edilinceye kadar yapılan işlemler geçerli olduğundan, 04.06.2014 tarihinde satışı yapılan taşınmazın satış işlemlerinin durdurulmasına ilişkin kararda doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.