YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36932
KARAR NO : 2017/17446
KARAR TARİHİ : 12.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, beyan ederek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 27.04.2016 tarihli ilamı ile özetle ”davacının dava dilekçesinde belirtilen çalışma saatlerini aşacak şekilde günlük çalışma süresinin belirlendiği ve talebin aşıldığı” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir .
Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının altmış saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hüküm altına alınmış ise de bu tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde çalışmasının vardiyalı olduğunu, vardiyalı sistemde çalışma şeklinin 08:00 ile 17:00 saatleri arası ve takip eden çalışma gününde 17:00-08:00 saatleri arası ve yine takip eden çalışma gününde 08:00-17:00 saatleri arası olarak belirtmiştir. Bu çalışma sistemine göre, davacının haftada iki gün 17.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda davacının ayda 10 gün bu şekilde çalıştığının kabulü ile yapılan hesaplama hatalıdır. Ayrıca davacı ile birlikte aynı işi yapan ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde aynı gerekçe ile bozulan ve bozma sonrası onanan emsal dosyada (Dairemizin 2017/33621 esas sayılı dosyası) aynı çalışma sisteminde ayda yirmidört saat fazla mesai yapıldığının kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda, kesinleşmiş karar da dikkate alındığında aynı işyerinde aynı işi yapan çalışanlar açısından işyeri çalışma şartlarının aynı olduğunun kabulü gerekeceği ve buna göre davacınında anılan emsal dosyadaki gibi fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece “ ulusal bayram ve genel tatil ücretine ilişkin talepleri yönünden, hüküm kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297. maddeye uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma nedeni yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.