Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/8431 E. 2017/13643 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8431
KARAR NO : 2017/13643
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında mahkemenin 23.10.2014 tarihli kararıyla mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından 27.10.2014 tarihinde temyiz edildiği, müdafinin temyiz dilekçesinde ve temyiz formunda temyiz tarihinin 27.10.2014 yazıldığı, temyiz dilekçesinin hakim tarafından bir ay sonra, 27.11.2014 tarihinde havale edildiği görülmekte ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede, müdafiinin dilekçesinin 27.10.2014 tarihinde UYAP’ta oluşturulduğu ve 28.10.2014 tarihinde de mahkeme katibi tarafından ilgili işin açıldığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenene çocuk … müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocukların savunmalarında, önce ince bir bıçak yardımıyla aracın kapısını açtıklarını, ardından aynı bıçağı kontak kısmına sokup çevirmek suretiyle aracı çalıştırarak çaldıklarını beyan etmeleri, olay yeri inceleme raporunda da aracın kapısında ve kontak kısmında herhangi bir zorlama olmadığının belirtmesi, yine suça sürüklenen çocukların yere bırakarak terk ettiklerini beyan ettikleri, TCK’nın 146. maddesinde öngörülen “malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi” koşulu gerçekleşmediği gibi ayrıca benzin ve yağ tüketildiği de gözetildiğinde mahkemenin uygulamalarında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma isteyen 1 ve 2 numaralı düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir suça sürüklenen çocuğun sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklardan müştereken alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … müdafiinin, …’in ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarının yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümde yer alan “…müştereken…” ibaresi çıkartılarak, “neden oldukları yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin de paylarına düşen miktarda eşit olarak tahsil edilmesi” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.