YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16245
KARAR NO : 2017/18924
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının 22.09.1987-31.05.2009 tarihleri arasında ve bordrolarında yer alan ücret karşılığında davalı işverende çalıştığını, yasal çalışma saatlerinin çok üzerinde çalıştırılmış olmasına rağmen fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek fazla mesai ve genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili iş akdinin karşılıklı anlaşma ile düzenlenen protokol ile sona erdiğini, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini, davalı şirketin şahitler huzurunda davacı tarafından ibra edildiğini, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, yapmış olduğu satışlardan prim aldığını, daha fazla prim elde edebilmek için prosedürlerle belirlenen çalışma süresinden daha fazla çalışmışsa bile davalı şirketin talimat ve onayı olmadan yapmış olduğu bu çalışmalar nedeniyle fazla mesai ücretine hak kazanamayacağını, dini ve milli bayramlarda çalışma yapılmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı tarafından tahsis edilen araçlar ile kendi belirlediği programa göre bayileri ziyaret ettiği, davalının fazla mesai yapılması hususunda talimat ve onayınında olmadığı, çalışanların iş akışlarını kendilerinin belirlediği, bu çalışmalarının karşılığında prim aldıkları da göz önüne alındığında davacının fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı, tanık anlatımlarına göre davacının fazla mesai yapmış olduğu kabul edilse dahi davacının ayrıca prim aldığı da göz önüne alındığında bilirkişi raporunda hesap edilen fazla mesai ücretinden prim alacakları düşüldüğünde davacının fazla mesai ücretinin kalmadığı, davalının genel tatil çalışması yapılması hususunda talimat ve onayının olmadığı, satış personelinin daha fazla satış primi elde etmek için tatil günlerinde de çalışmasına engel bir durum bulunmamakla birlikte işverenliğin talimatı olmaksızın daha fazla prim kazancı elde etmek için yapılan genel tatil çalışması için davacının ücret talep edemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasında fazla mesai alacağı ve genel tatil alacağı uyuşmazlık konusudur.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Satış temsilcileri genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (%50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının satış temsilcisi olduğu ve satışlardan prim aldığı anlaşılmaktadır. İşçi fazla mesai yapsın veya yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak bu şekilde çalışan işçi fazla mesai yaptıkça buna bağlı olarak primi de fazla olacağından bir anlamda yüzde usulü çalıştığının kabulü gerekecektir. Bu durumda ise davacının fazla mesai ücretinin sadece % 50 zamlı kısmının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir.
Her ne kadar mahkemece; fazla mesai yapılması konusunda işverenin açık bir talimatının olmadığı, çalışanların iş akışlarını kendilerinin belirlediği, bu çalışmalarının karşılığında prim aldıkları da göz önüne alındığında davacının fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı, fazla mesai yapmış olduğu kabul edilse dahi ayrıca prim aldığı da göz önüne alındığında fazla mesai saatleri sonucunda hesap edilen fazla mesai ücretinden prim alacakları düşüldüğünde, fazla mesai ücretinin kalmadığı gerekçesi ile fazla mesai alacağının reddine hükmedilmiş ise de yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, prim ve fazla mesai alacakları ayrı ayrı alacaklar olduğundan, davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken çalışmanın gerçekleştiği tarihte alınan temel ücret üzerinden %50 zamlı kısmının belirlenerek sonuca gidilmesi gerekir.
2- Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı, davalının genel tatil çalışması yapılması hususunda talimat ve onayının olmadığı, daha fazla prim kazancı elde etmek için yapılan genel tatil çalışması için davacının ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle genel tatil alacağının reddine karar verilmiştir. Ancak davacı tanıkları,,, “Dini bayramlarda ilk gün çalışılmaz diğer günler çalışırdı. Bayramlarda çalışmaya dair de bir ücret ödenmez idi. Resmi bayramlar pazar gününe denk gelirse çalışmazdık ancak diğer günlerde çalışırdık ve bir ücret almazdık. Yıl başlarında çalışmazdık.” beyanında, ,,,, ise “Dini bayramlarda çalışmayıp tatil yaptık. Milli bayramların ise tamamında çalıştık”, beyanında bulunmuştur. Bu itibarla davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bir kısmında çalıştığı anlaşıldığından, tanık beyanları değerlendirilerek davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması gerektiğinden eksik incelemeyle bu talebin reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.