YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16306
KARAR NO : 2017/18917
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının ustabaşı olarak davalı işyerinde 16.03.2003-01.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, en son 1600 TL net ücretle çalışmasına rağmen SGK bildirimlerinin asgari ücret olarak beyan edildiğini, davalı işverenin davacının dayısı olduğunu, işverenin davacıya hak ve alacaklarını vereceği vaadiyle bir kısım evraklara imza attırdığını, ancak davacıya hiç ödeme yapılmadığını, haksız olarak işten çıkartıldığını, haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, yetkisi olmadığı halde davacının davalı adına tahsilat yaptığının öğrenilmesinden sonra işe gelmediğini, bu tahsilatları müvekkiline bildirmediğini, kendi şahsına kullandığını, bununla ilgili tutanaklar tutulduğunu, çalıştığı sürece hep olumsuz tavırlarının olduğunu, sık sık işyerinde huzursuzluk yarattığını, verilen talimatları yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı tanıkları ile davalı tanığının davacının usta niteliği ile çalıştığını teyit ettikleri, son ücretinin brüt 2043 TL olduğu, davalının ibraname ibraz ettiği, ibranamede kıdem ve ihbar tazminatı kalemlerinin bulunduğu, TBK nun 420. maddesinde ibranamenin geçerlilik şartlarının açıklandığı, ödemelerin banka aracılığı ile yapılmış olmasının zorunlu olduğu, davalının sunduğu ibranamenin sözkonusu bu yasa maddesi kapsamında geçerliliğinin bulunmadığı, ibranamedeki ödemelerin davacı tarafından kabul edilmediği, davalının ise ödemenin şirket kayıtlarında olmadığını, davacının verdiği zararlara mahsup ettiklerini beyan ettiği, bu delil durumundan hareketle ibranamede yazılan miktarların davacıya ödenmediği, ancak akdin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını da işaret ettiği, bu sebeple ceza mahkemesinde devam etmekte olan yargılamanın bekletici mesele yapılmasının gerekli olmadığı, fazla çalışmanın ispat yükünün davacı üzerinde olup bu yönde yazılı delil bulunmadığı, davacı tanıklarının ise iddiayı destekler nitelikte beyanda bulunmakla birlikte davalı işyeri çalışanı olmadıkları, bu tanıkların beyanlarının hem fazla mesai hemde genel tatil çalışmaları yönünden kabul edilemeyeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece fazla çalışmanın ve genel tatil alacağının ispat yükünün davacı üzerinde olup bu yönde yazılı delil bulunmadığı, davacı tanıklarının ise iddiayı destekler nitelikte beyanda bulunmakla birlikte davalı işyeri çalışanı olmadıkları, bu tanıkların beyanlarının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazla çalışma ve genel tatil alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanığı …, davacının çalıştığı işyeri ile kendisinin çalıştığı işyerinin karşı karşıya olduğunu, davacı ile birbirlerine gidip geldiklerini, saat 08:30 işbaşı yaptıklarını, saat 19.00 da çıktıklarını, davacının çalıştığı matbaada ise saat 08:30 da başlayıp saat 18.30 da çıktıklarını, dini bayramlarda kendilerinin çalışmadıklarını, resmi bayram ve tatillerde çalıştıklarını, çalıştıklarında davalının matbaasında davacının çalıştığını gördüğünü, cumartesi günü kendilerinin 12:45 te paydos ettiklerini, kendileri çıkarken davacının çalıştığını beyan etmiştir.
Davacı tanığı … ise davalı işyerini karşısındaki dükkanda matbaa işinde çalıştığını, davacının yetkili sorumlu ustabaşı olduğunu, saat 08:30 da aynı saatte iş başı yaptıklarını, kendilerinin 18:30 da paydos ettiklerini, davalı işyerinde çalışanların ise bazen aynı saatte bazen de daha sonra çıktıklarını, kendilerinin dini bayramlarda çalışmadıklarını, resmi bayram ve tatillerde çoğu zaman çalıştıklarını, kendileri çalıştığında davalının matbaasında davacının çalıştığını gördüğünü beyan etmiştir.
Davacı tanıkları, davacının çalıştığı işyerinin karşısında yer alan işyerinde çalışan, davacıyı tanıyan ve aynı işi yaptıklarından birbirlerinin çalışma düzeni ve koşullarını yakından bilen tanıklar olup, Mahkemece dosya içeriği ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirilerek davacının fazla mesai ve genel tatil alacaklarının belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu alacakların reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.