Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4029 E. 2017/14296 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4029
KARAR NO : 2017/14296
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl ve birleşen davacı alacaklılar tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak ayrı ayrı başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacılar icra mahkemesinden ayrı ayrı itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davalı borçlular vekilinin kiracıya yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2- Asıl ve birleşen davada davalı borçlular vekilinin kefile yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Asıl davada; davacı alacaklı A blok 1 no.lu dükkanın yarı hissesi için akdedilen 01/11/2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 13/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 11.550,00 TL kira ve 282,98 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlular borca itiraz etmiştir.
Birleşen davada; davacı alacaklı A blok 1 no.lu dükkanın yarı hissesi için ,01/11/2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 13/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 14.850,00 TL kira ve 475,20 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlular borca itiraz etmiştir.
Takip dayanağı kira sözleşmelerini davalı borçlu … müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Ne var ki, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nun 583. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” düzenlemesi bulunmakta olup, anılan yasa az önce yukarıda belirtildiği üzere kefaletin geçerli olması için kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumumda bu sıfatla ve bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu öngörmüştür.
Davaya konu kira sözleşmesinde 6098 Sayılı Kanunun 583. maddesinde yer alan düzenlemeye uygun bir kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. O halde kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı gözetilerek davalı borçlu kefil yönünden itirazın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1. nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı kiracıya yönelik temyiz itirazının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan nedenle,davalı vekilinin asıl ve birleşen davada kefile yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01/11/2017tarihinde oybirliğiyle karar verildi.