Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3899 E. 2017/14298 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3899
KARAR NO : 2017/14298
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir. Öte yandan; davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; davacı alacaklı, 23/04/2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 05/08/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Kasım ayı ila 2015 yılı Ağustos ayına ait aylık 450,00 TL den toplam 4.500,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir. Takip konusu kira sözleşmesinde kiraya veren Hasan Çelikoğlu olup takip kiraya veren olmayan alacaklı … tarafından başlatılmıştır. Taraf ehliyeti dava şartı olup yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Kiralanan taşınmaz paylı mülkiyete konu ise her bir paydaş sadece kendi payına düşen alacağı talep edebilir ise de tahliye için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların birlikte icra takibi başlatmaları gerekir. Bu durumda davacı alacaklının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kiraya verenin vefat emiş olması halinde mirasçılık belgesi ve her halde kiralanan taşınmaza ait tapu kaydı dosyaya kazandırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.