Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/9273 E. 2017/13928 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9273
KARAR NO : 2017/13928
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdurun görev yaptığı özel hastaneye ait suça konu eşyaları çaldığından bahisle yürütülen soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, suçun işlendiği yerin denetime olanak verecek şekilde belirlenmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, açıktan yada depodan hırsızlık olması halinde işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının oluşmayacağı, hırsızlık suçu bakımından ise bahsedilen eylemin açıktan gerçekleşmesi halinde suç vasfının TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilerek, öncelikle suçun işlendiği yerin mağdur beyanı veya gerekmesi halinde mahalinde keşif icra edilmek suretiyle tespit edilip, sonucuna göre sanığın hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından hukuki durumunun tartışılması gerektiği düşünülmeksizin eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
2- Eylemin açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğunun belirlenmesi halinde hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.