YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7353
KARAR NO : 2017/4812
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/873-2015/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin hizmet kusuru ile taşıma sözleşmesi ifasında valizinin kaybolması nedeniyle uğradığı 365 TL maddi zararın ve 3.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının seyahati sırasında valizin teslim edilememesi nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmin edileceğini, bu kapsamda 365 TL’nin ödenmesine hazır olduğunu ve davadan önce de bu hususu davacı tarafa bildirdiklerini, bu kapsamda davaya sebebiyet vermediklerini, manevi tazminatın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 6502 sayılı Kanun’un 3/K maddesi çerçevesinde tüketici sıfatını haiz olduğu, davalı … şirketi ile taşıma sözleşmesi düzenlendiği, bu çerçevede aynı kanunun 3/L maddesi uyarınca tüketici işlemi olduğu, seyahat sırasında davacı tüketicinin valizinin varış noktasında teslim edilmediği, bu nedenle davacının 365 TL değerinde harcama yaptığı ve davalı şirketin bu zararı karşılamaya hazır olduğu, bu hususun davacı tarafa davadan önce bildirildiği, davalı tarafın maddi zararın tazminini kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 365 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün belirtilen değişik gerekçe ile ONANMASINA, temyiz eden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.