Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8752 E. 2017/5457 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8752
KARAR NO : 2017/5457
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2011/173-2015/796 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’ın …ilçesinde bulunan Ziraat Bankası AŞ. Şubesinde döviz hesabı açtığını müvekkilinin hesabında 65.781 EURO bulunduğunu, 2010 yılında banka çalışanı tarafından müşteri hesaplarının boşaltılması gerekçesiyle soruşturma yapıldığını, beyanlarının alındığını ve soruşturma neticesinde parasının ödeneceğinin belirtildiğini fakat müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, banka hesabında bulunan 65.781 EURO’nun bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslahla 70.232,52 EURO talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafın iddialarını hesap cüzdanına dayandırdığını ancak bu hesap cüzdanının mevzuata uygun olmadığını, hesap cüzdanının elle düzenlendiğini hesabın varlığının tespit edilemediği, cüzdanın hesap hareketlerini gösterir arka kısmında 22/01/2001 tarihinde EURO DEVİR işleminde hesap numarasının 42841 olarak görüldüğünü ancak bu hesabın başka müşteriye ait olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacının imzasının taklit edildiği, sistem üzerinden usulsüzlük yapılarak davalı banka görevlisi tarafından, davacının hesabında bulunan paraların haksız bir şekilde çekildiği ve bu zararın davalı banka tarafından karşılanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 179.758,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ıslah dilekçesiyle davayı ıslah etmiş, ıslah konusu değerle dava değerinin toplamı 237.343,74 TL bedel üzerinden harç yatırılmış, hükümde davanın kabulü ile 179.758,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak, dava harç yatırılan miktar üzerinden kabul edilmeyerek, talepten daha az miktarda davanın kabul edilmesi, davanın kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş olduğunu göstermektedir. Kararda bu husus değerlendirilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta,
Dava dilekçesinde, 65.781 Euro’nun 08.11.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 10.000.00 TL’nin davalı bankadan tahsili istenmiş,
Yargılama sırasında davacı vekili 07.09.2015 günlü ıslah dilekçesi ile müddeabihi tezyid ederek 70.232.51 Euronun faizi ile birlikte tahsilini ıslah suretiyle talep etmiş,
11.11.2015 günlü oturumda, davacı vekili ıslah dilekçesinde Euro cinsinden istenen alacağı TL’ye çevirip talep edeceklerini bildirerek süre istemiş,
Mahkemece verilen sürede davacı vekili bu kez 17.11.2015 günlü dilekçesi ile ıslah dilekçesi ile istenen 70.232.51 Euro’nun ıslah tarihi itibariyle TL karşılığı olan 237.343.74 TL’nin veya talep tarihi itibariyle karşılığı olan 217.698.00 TL’nin veya dava tarihi itibariyle TL karşılığı olan 179.758 TL’nin faizi ile tahsilini seçimlik olarak talep etmiş,
Mahkemece 70.232.51 Euro’nun dava tarihi itibariyle karşılığı olan 179.758.00 TL’ye hükmedilmiştir.
Davacı alacağı döviz cinsinden olmakla birlikte davacı kısmi davada TL cinsinden talepte bulunduğundan artık bu aşamadan sonra ilk tercihinden vazgeçerek TL yerine döviz cinsinden alacağı hükmedilmesini isteyemez.
Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Bu itibarla davacının ıslah dilekçesinde döviz cinsinden talepte bulunmasının hukuki bir değeri bulunmamaktadır.
Nitekim bu yanlışlığı farkeden davacı 11.11.2015 günlü oturumda ıslah dilekçesinde istenen döviz cinsi alacağı TL’ye çevireceğini bildirerek süre istemiş, 17.11.2015 günlü dilekçesi ile de ıslah, talep ve dava tarihleri itibariyle ayrı ayrı döviz alacağını TL’ye çevirerek mahkemeden terditli talepte bulunmuş mahkemecede Dairemiz uygulamasına uygun olarak dövizin dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmiştir.
Davacının 11.11.2015 günlü seçimlik taleplerini içeren dilekçesi üzerine Mahkemece yapılması gereken, iş davacıya seçimlik tüm taleplerini tek bir talebe teksif etmesi yönünde süre vermek, davacının talebini teksif etmesi halinde sonucuna göre karar vermekten ibaret iken mahkemece bu lazime yerine getirilmeksizin seçimlik taleplerden birine hükmedilmiştir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü – Cilt 2. Sh. 1496)
Bu durumda davacıya yüklenecek bir kusur bulunmamaktadır.
Mahkemece, dövizin dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi Dairemizin yerleşik içtihatlarına da uygundur. Mahkemenin davayı kabulü, tam kabul niteliğinde olup reddedilen bir miktar bulunmamaktadır.
Yerel Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.