YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22807
KARAR NO : 2017/27799
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Dosyada mevcut 28/05/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda emsal dava konusu taşınmazdan 3 kat değerli kabul edilerek taşınmazın Ağustos 2012 değerlendirme tarihi itibariyle m² değeri 104,75 TL bulunmuş iken aynı bilirkişilerce hazırlanan ek raporda aynı emsalin dava konusu taşınmazdan 2,35 kat daha değerli olduğu belirtilerek taşınmazn meterekare değerinin 133,21 tl bulunduğu ve hükme esas alınan 11/01/2016 tarihli ek raporda aynı emsalin dava konusu taşınmazdan 1,70 kat daha değerli kabul edilerek taşınmazın değeri 184,55 TL/m² olarak belirlendiğinden aynı bilirkişilerden alınan üç rapor arasındaki bu çelişki nedeniyle alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, Aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaza yakın konumda olan 765 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açılan … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/248 esas sayılı dosyasında taşınmazın m2 birim fiyatının 17/04/2012 değerlendirme tarihi itibariyle 159,37-TL olarak tespit edildiği ve Dairemiz denetiminden geçtiği gözetildiğinde inandırıcı olmayan rapor ve ek rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu davacı ve müdahil davacı için değerlendirme tarihleri olan dava ve müdahale isteminin kabulü tarihleri esas alınarak değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.