Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8613 E. 2017/4793 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8613
KARAR NO : 2017/4793
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2014 tarih ve 2014/680-2014/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Minibüsçüler Odasına bağlı olarak M plakalı minibüsü işletirken M plakalı minibüslerin … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 26.10.2007 tarihli kararı ile 18+1 oturma kapasiteli araçlara dönüştürülmesi sonrasında 07 AB 245 plakalı aracı alarak işletmeye devam ettiğini, bu karardan sonra S.S 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan dava dışı Ali Mıh tarafından idare mahkemesine söz konusu kararın iptali istemli dava açıldığını, işbu dava devam ederken … Minibüsçüler Odası ile davayı açan kişinin bağlı bulunduğu S.S. 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında protokoller imzalandığını, bu protokoller ile taraflar bir havuz sistemi oluşturacaklar, aynı çatı altında çalışacaklar ve karşılıklı olarak açılan davalardan feragat edecekleri düzenlendiğini, bunun karşılığında 575 adet nama yazılı senet kooperatife teslim edildiğini, ancak idare mahkemesine açılan davadan karar kesinleştikten sonra feragat edildiğini, böylece minibüsçüler odası ve üyeleri sanki protokol şartları yerine getiriliyormuş gibi aldatıldığını, işbu protokoller doğrultusunda müvekkilinin de davalı lehine senet verdiğini ve senedi ödeyerek geri aldığını, müvekkilinin davalıyı zarara uğratmadığını, zor durumdan yararlanılarak 38.100 TL ödemek zorunda bırakıldığını, daha sonra da protokoldeki birleşme şartlarının yerine getirilmediğini öğrenen müvekkilinin aldatıldığını ve sebepsiz yere 38.100 TL ödediğini anladığını, davalının da sebepsiz yere zenginleştiğini, minibüs odası esnaflarının özel halk otobüsü esnafını zarara uğrattığı kanısını uyandırdıklarını ve müvekkilinin kendisini borçlu zannetmesini sağladıklarını, müvekkilinin protokollere inanarak ödeme yaptığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen bedelin iadesi gerektiğini, ileri sürerek 38.100 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yapılan sözleşmelerin geçerli olduğu, kapasite arttırımı nedeniyle özel halk otobüslerinin gördüğü zarar için verildiği belirtilen senet bedelinin iadesi ve sözleşmelerin feshi için haklı bir gerekçenin bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı …’ ın üyesi olduğu dava dışı … Minibüsleri Esnaf Odası ile davalı SS.21 nolu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi arasında düzenlenen anlaşma ve protokollerin geçersizliğine dayalı olarak geçersiz sözleşmeler uyarınca ödenen senet bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, dava konusu senedin dosya arasında bulunan anlaşma, çeşitli protokoller çerçevesinde davacı … tarafından keşide edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yapılan sözleşmelerin geçerli olduğu, kapasite arttırımı nedeniyle özel halk otobüslerinin gördüğü zarar için verildiği belirtilen senet bedelinin iadesi için ve sözleşmelerin feshi için haklı bir gerekçenin bulunmadığı kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı …’ın da içerisinde olduğu minibüsçülerin araçlarının kapasitesinin artırımına ve dava konusu senedin davacı … tarafından keşide edilmesine dayanak yapılan 2007 tarihli UKOME genel kurulu kararının mahkemece iptal edilmesi karşısında, iptal kararına rağmen anılan UKOME kararının fiilen uygulamasının devam edip etmediği, davalı Kooperatif üyesinin 2007 tarihli UKOME kararının alınmasından iptal edilinceye kadarki geçen süre zarfında yine fiili durumun sonuna kadar geçen sürede zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa ne miktar zarara uğradığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Bu bağlamda çekin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı ya da ne oranda ortadan kalktığı hususları da mahkemece yeterince irdelenip iptal edilen UKOME kararı yerine alınan yeni karar dahi dayanak anlaşma ve protokoller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetlenebilir yeterli dayanağı da gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.