YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29808
KARAR NO : 2017/24669
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Müşteki şirket vekilinin şüpheli … hakkında güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yaptığı şikayet üzerine yapılan soruşturma evresi sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/02/2017 tarihli ve 2017/16628 soruşturma, 2017/7847 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/03/2017 tarihli ve 2017/1546 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/06/2017 gün ve 94660652-105-35-5202-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39285 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekiler vekilinin müracaatında belirttiği, şüphelinin müdür olarak çalıştığı şirkette genel kurul ve diğer müdürlerin bilgi ve muvafakati olmadan şirket hesabından kendi hesabına para aktarımı yaparak güveni kötüye kullandığı ve şirketi zarara uğrattığına yönelik iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadan taraflar arasındaki ilişkinin hukuki uyuşmazlık niteliğinden bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüphelinin beyanının alınması, şüpheli ve şirket hesaplarının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.03.2017 tarih ve 2017/1546 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.