YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14135
KARAR NO : 2017/15648
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı ilam için birden fazla takip yapıldığını, ilamda hükmedilen vekalet ücretinin yanlış olarak takibe konulduğunu ve ilamda alacaklı lehine hükmedilmeyen harç kaleminin talep edildiğini belirterek son yapılan takibe ilişkin icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, ilama dayalı asıl alacağı … 28. İcra Müdürlüğünün 2013/1647 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduklarını, alacağın bir kısmının ödendiğini, işbu dosyada talep etmeyi unuttukları alacak kalemlerini … 2. İcra Müdürlüğünün 2014/32895 Esas sayılı dosyası ile talep ettiklerini belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip dayanağı ilamda vekalet ücretinin 21.082,00 TL olduğu, alacaklı tarafından 23.082,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ayrıca peşin harç ve ıslah harcı alacaklı lehine hükmedilmediğinden bu alacak kalemlerinin iptaline karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HMK’nun 297/2. maddesi, ” Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir ” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvuru nedenleri arasında aynı ilamdan kaynaklı birden fazla takip yapılamayacağı şikayeti de bulunmaktadır. İcra Mahkemesi’nce bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, anılan şikayet değerlendirilerek oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.