Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/2238 E. 2017/21077 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2238
KARAR NO : 2017/21077
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12/12/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde hamurkar ustası olarak 21.06.2000 tarihinden 18.12.2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, aylık ücretinin net 1.700,00 TL olduğunu, bir öğün yemek verildiğini, yıllık izin hakkından yararlandırılmadığını, son altı ay 02.00-14.00 saatleri arasında haftada 7 gün, daha önceki tarihlerde ise haftada 7 gün sabah 07.00-15.00, gece 01.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla mesai ve hafta tatili haklarının verilmediğini, resmi tatil ve dini bayramlarda çalışmış olmasına rağmen karşılığını alamadığını, 2.200,00 TL. ücretinin de ödenmediğini, sigortasının gerçek ücret üzerinden yatırılmaması ve işçilik alacaklarının da ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait işyerinde ekmek ustası olarak çalıştığını, davacının zamanla işyeri kurallarına uymamaya başladığını, temizlik konusunda titiz davranmadığını, çalışırken sigara içip bone takmamakta ısrarcı davrandığını, sözlü uyarılardan sonuç alınmaması üzerine davacıya 09.05.2013 tarihli ihtarname göndererek temizlik konusunda uyarıldığını, davacının ihtara rağmen temizlik kurallarına uymamaya devam ettiğini, hiçbir sebep yokken 19.12.2013 ve 20.12.2013 tarihlerinde devamsızlık yaptığını ve İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiğini ve davacının iddilarının gerçeği yansıtmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu’na göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi net 1.700 TL ücret ile çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının ücretinin net 1.000 TL olduğunu savunmuştur.
Halen işyerinde çalışmakta olan, davacı tanığı … ile müşterek tanık … beyanlarında davacının iddilarını doğrulamışlar ve ücretin asgari kısmının bankaya yattığını, kalanının ise elden ödendiğini ifade etmişlerdir. Yargılama sırasında yapılan emsal ücret araştırmaları neticesinde de davacının iddia ettiği ücret miktarı ile çalıştığı ortaya konulmuştur.
Tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın, davacının iddia ettiği net 1.700 TL yerine, net 1.000 TL ile çalıştığının kabulü hatalıdır.
3- Davacı vekilince, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.300 TL yıllık izin ücreti alacağı talep edilmiş olup, söz konusu miktar ıslah yolu ile de arttırılmamıştır. Buna karşın yerel mahkemece, talep aşılarak 5.533,33 TL yıllık izin ücreti alacağına da hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.