Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/12767 E. 2017/25832 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12767
KARAR NO : 2017/25832
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının bir takım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Bakanlığın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 120.maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda, davacının emeklilik belgesini işverene bildirmediği anlaşıldığından kıdem tazminatı alacağı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken, fesih tarihinin esas alınması hatalıdır.
Yine, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olacağı belirtilmiştir. Somut olayda davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen, yargılama harcından hangi davalının sorumlu olduğu açıkça belirtilmeden hüküm kurulmuş olması da hatalıdır.
Belirtilen hususlar bozma nedenidir. Ancak bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının,
”1)Davanın kısmen kabulu ile: 8.875,70 TL kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde olan 1. bendinde yazılı ” fesih tarihinden ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına; yerine, ” dava” sözcüğünün yazılmasına;
2)Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 529,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4)Davacının yapmış olduğu 223,20 TL harç, 87,00 TL tebligat, 3,85 TL müzekkere ve 250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 564,05 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 558,77 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde olan 2. ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına; yerlerine;
” 2)Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4)Davacının yapmış olduğu 223,20 TL harç giderinin talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 87,00 TL tebligat, 3,85 TL müzekkere ve 250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 340,85 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 337.65 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.