YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24628
KARAR NO : 2017/15090
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Kollukça tanzim olunan 20/06/2013 tarihli olay yakalama muhafaza altına alma, üst arama teslim tutanağı ile 20/06/2013 tarihli tutanak başlıklı belge içeriğine göre, olayı birlikte gerçekleştiren ve evrakı yaş küçüklüğü nedeniyle tefrik edilen …’in arama veya cebri bir muhakeme işlemi olmadan çalınan silahı ikametin çatı katında bulunan su deposunun yanındaki biriketlerin içinde sakladığı yerden çıkararak teslim ettiği, bunun bir gün sonrasında içinde not defteri ve gözlük kılıfı bulunan çantayı polisleri telefonla arayıp çağırarak teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; müştekiden kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı sorulup sonucuna göre hırsızlık suçuna ilişkin olarak TCK’nın 168/1-4 maddesinin tatbik olunup olunmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.04.2016 tarih, 2014/9-275 Esas ve 2016/209 Karar sayılı ilamındaki “…Suçun en önemli unsurlarından birisi kasttır. Kastın varlığı için suçun kanuni tanımında yer alan tüm maddi unsurların fail tarafından bilinmesi gerekmektedir. Bu anlamda basit mala zarar verme suçunda suça konu malın başkasına ait olduğu, kamu malına zarar verme suçunda ise bu malın kamuya ait olduğu fail tarafından bilinmelidir. Sanığın kastı, somut olay açısından değerlendirilecek olursa, zarar verdiği şeylerin kamuya veya özel bir şahsa ait olduğunu bilip bilmediği, sadece sözlerine göre değil olay öncesi ve sonrası davranışları ile şahsi ve sosyal durumu, hayatın olağan akışı gibi ölçütler göz önünde bulundurularak belirlenmelidir…” şeklindeki açıklamalar karşısında suça konu … plakalı sivil polis aracının kamu malı olup olmadığının ilk bakışta sanık tarafından anlaşılıp anlaşılmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeninin hükmü temyiz etmeyen sanık …’e teşmiline, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.