YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4647
KARAR NO : 2017/10732
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6102 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği T.C. Erdek Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/141 Esas ve 2007/58 sayılı kararında bahsi geçen Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 28/12/2006 tarih ve 8329 sayılı sağlık kurulu raporu ile sanığa, ”İzoafektif Bozukluk” tanısının konulmasına göre; bu rahatsızlığının 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyecek bir mahiyetinin bulunup bulunmadığı konusunda raporu düzenleyen Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden rapor aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekmesi,
Kabule göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 950. maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumunun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.