YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20394
KARAR NO : 2017/9213
KARAR TARİHİ : 21.12.2017
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “tarla niteliğindeki dava konusu 215 ada 75 parselin, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına oluşturulan 01.02.1966 tarih 508 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 3129 parsel olarak belirtildiği, tapu kaydının sınırındaki Kızılırmak Nehri’nin yatak değiştirmediği, taşınmazın eski tarla niteliğinde olduğu ve halen …. tarafından kullanıldığı açıklanarak 20.06.2005 tarihinde Hazine adına tespit edildiği ve kadastro tutanağının 02.06.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydının oluştuğu ve 2011 yılında …. Baraj gölü altında kaldığının anlaşıldığı belirtildikten sonra mahkemece, kazanma koşullarının satıcı ve davacı lehine gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olmadığı belirtilerek; dava konusu taşınmazın çevresinde ortamalı niteliğindeki mera parselinin bulunması nedeniyle yöntemine uygun mera araştırması yapılması ve Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 1966 yılından 20–30 yıl öncesine ait varsa (1936–1946 yılları arası) stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde inceleme yapılması, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, meradan açılan yerlerden bulunup bulunmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu konularında gerekçeli, denetime açık rapor alınması, 1936 ila 1946 tarihleri arasında çekilmiş hava fotoğrafları yok ise, ilgili kurumdan bunun gerekçesinin sorulması, taşınmazın niteliğinin kesin bir biçimde belirlenmesi,” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 215 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının mülkiyet hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Komşu 215 ada 75 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile kesinleşmiş kadastro tespiti dikkate alındığında, çekişmeli taşınmazın bir tarafı Kızılırmak Nehri, üç tarafı ise mera ile çevrili olup belirtmelik tutanağı içeriğinde de meradan açıldığı yazıldığına göre, taşınmazın belirtmelik tutanağında şahıs işgalinde olduğunun belirtilmesi edinme koşullarının şahıslar yararına gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği gibi öncesinin meradan açılma olması karşısında tespit sırasında tarla olarak nitelendirilmiş olması da taşınmazın zilyetlikle iktisabını mümkün kılmaz. Hal böyle olunca, taşınmazın öncesinin mera olduğunun ve üç tarafı mera ile çevrili taşınmazın mera bütünlüğünü bozduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.