YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29804
KARAR NO : 2017/24671
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan şüpheliler Garanti Bankası Tekirdağ Şubesi ve Türk Ekonomi Bankası Tekirdağ Şubesi yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/11/2016 tarihli ve 2016/9631 soruşturma, 2016/4487 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/01/2017 tarihli ve 2017/470 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.06.2017 gün ve 94660652-105-59-4282-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39207 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin oğlunun özürlü olması nedeniyle vesayet altına alındığını, kendisinin vasi atandığını, söz konusu vasilik kararını hem Garanti Bankası Tekirdağ Şubesine hem de Türk Ekonomi Bankası Tekirdağ Şubesine iadeli taahhütlü olarak gönderdiğini, kendi bilgi ve rızası dışında bir takım kişilerin oğlunu kandırarak bahsi geçen Bankalardan kredi çektirdiklerini belirterek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca banka çalışanlarının vesayet durumunu bilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve merci Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğince aynı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan iadeli taahhütlü PTT gönderilerinden de anlaşılacağı üzere kısıtlama kararının hem Garanti Bankası Tekirdağ Şubesine hem de Türk Ekonomi Bankası Tekirdağ Şubesine gönderildiği, şube yetkililerince teslim alındığı, bu nedenle ilgili banka yetkililerinin kısıtlama durumunu bilmemelerinin düşünülemeyeceği anlaşılmakla, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüphelilerin ifadeleri alınıp, gösterecekleri deliller toplanmadan ve kısıtlılık kararının bankalara gönderilmesi üzerine sisteme kayıt yapılıp yapılmadığı ile banka görevlilerinin bu konuda araştırma yapma yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı konularında inceleme yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.01.2017 tarih ve 2017/470 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.