YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30323
KARAR NO : 2017/24679
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından şüpheli … ve kimliği meçhul şüpheli haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/01/2017 tarihli ve 2016/40980 soruşturma, 2017/705 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Eskişehir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/02/2017 tarihli ve 2017/841 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/07/2017 gün ve 94660652-105-26-4563-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 2017/42257 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Bu kapsamda …..Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye yazı yazılarak müştekiye ait ekstrede belirtilen ve www.yemeksepeti.com adlı internet sitesinden yapılan alışverişlerin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmeden, keza Garanti Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak suça konu harcamalara ve bu harcamalar hakkında yapılan başvuruların sonucuna ilişkin tüm belge ve evraklar temin edilmeden ve söz konusu rıza dışı harcamaların gerçekleştirildiğinin iddia edildiği şüpheli …’a ait telefon hattına ilişkin görüşme dökümleri getirtilmeden, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6545 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu kanun değişikliğine göre, “Ceza dairelerinde, daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde; mahkumiyet hükümlerinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise, iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verildiği,
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
Kanun yararına bozma talebinde belirtilen suçlardan; TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun cezasının 5 yıldan 10 yıla; bilişim sistemlerinin aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezasının aynı kanunun 158/1-f maddesi uyarınca 4 yıldan 10 yıla; başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlanması suçunun cezasının ise, TCK’nın 245/1. maddesinde 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği anlaşılmakla; 27.01.2017 gün ve 29961 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun işbölümüne ilişkin 20.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yargıtay’ın 13. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye TEVDİİNE, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.