Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/29807 E. 2017/24680 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29807
KARAR NO : 2017/24680
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatlerine, sanıklardan ele geçirilen Adli Emanetin 2014/1647 sırasında kayıtlı eşyaların dosyasında delil olarak saklanmasına dair Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2016 tarihli ve 2014/371 esas, 2016/466 sayılı karar leyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/06/2017 gün ve 94660652-105-25-3289-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39283 sayılı tebliğnamesiyle //airemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıklardan ele geçirilen Adli Emanetin 2014/1647 sırasında kayıtlı 4 adet bilezik üzerinde soruşturma aşamasında beyanına başvurulan altın ayar analizi….. ifadesinde; “söz konusu bileziklerin kuyumculukta usta bir şahıs tarafından bilinçli olarak üretildiği ve satılmak istendiğinde kuyumcu tarafından 22 ayar olmadığının fark edilemeyeceğinin” belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun müsadereye ilişkin 54/1. maddesindeki “Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.” şeklindeki yasal düzenleme uyarınca, Mahkemece kamu güvenliği yönünden tehlike arz eden eşyanın müsaderesi yerine, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklardan ele geçirilen sahte bileziklerin 5237 sayılı TCK’nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2016 tarih ve 2014/371-2016/466 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu konuda aleyhe sonuç doğurmama kuralı uygulanmayacağından, hükümde yer alan emanet eşyalarının dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin 3. fıkranın hükümden çıkarılarak yerine “Adli emanetin 2014/1647 sırasında kayıtlı 4 adet üzerinde Mira 22 yazılı Maraş Burması olarak tabir edilen bileziklerin TCK’nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.