YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4280
KARAR NO : 2017/6431
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2016 tarih ve 2014/260-2016/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin 2004 yıllardan beri … markasını kullandığını, 2011/27613 sayılı “……” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin … markasını maruf ve bilindik bir marka haline getirdiğini, davalının 2006/20005 sayılı … markasını tescilini aldığı günden bu yana KHK anlamında kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/20005 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 42 vd. maddeleri gereği hükümsüzlüğüne ve tescil kaydının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkilinin … markasını 13.07.2006 tarihinde tescil ettirdiğini tescilden itibaren aralıksız ve nizasız olarak fiilen kullandığını, karşı dava olarak davacının … markasını aynen kullanımının davacının açıkça kötü niyeti gösterdiğini, söz konusu marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davalının 2006/20005 sayılı … markasının kötü niyetli tescil nedeniyle üstün hakka dayalı hükümsüzlük talebi yönünden, davalı tarafın kötüniyeti ispat edilemediği, marka hakkına dayalı hükümsüzlük talebinin 5 yıllık sürede ileri sürülmediği gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin bu yönden reddine, kullanmama nedeniyle markanın iptali yönünden, davalı tarafın 21. sınıfta sabunluklar, sabun dağıtıcıları, kağıt havlu dağıtıcıları emtiaları yönünden ciddi marka kullanımı olduğu ancak 9. sınıftaki emtialar ve 21. sınıfta ciddi kullanım kabul edilen emtialar dışındakilerde markanın kullanılmadığı ve kullanımın davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21. sınıftaki sabunluklar, sabun dağıtıcıları, kağıt havlu dağıtıcıları dışındaki emtia ve sınıflar yönünden markanın iptaline. Karşı dava yönünden, 556 sayılı KHK’nin 8/3 maddesindeki düzenlemeye göre tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan başka işaretin sahibinin itirazı üzerine tescili istenilen markanın tescil için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan
tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ya da belirtilen işaret sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkı veriyorsa o markanın tescil edilemeyeceği, davacı karşı davalının “…” markasını ütü masası ürünleri üzerinde karşı davacı markasının koruma tarihinden çok önce kullandığı, bu nedenle daha önce markayı kullananın marka tescilli olsa bile bunu defi olarak üstün hakkını ileri sürmesi söz konusu olup, marka üzerindeki üstün hakkı sebebiyle davacı karşı davalıya marka tecavüzüne dayalı dava açılması yerinde olmadığından açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı/karşı davalının karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davalı/karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle kısmen iptaline karar verilmiştir. Ancak, 24.07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 42/1-c maddesinin iptaline; karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle kısmen iptaline ilişkin kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı/karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacının karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile karşı davaya ilişkin mahkeme kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin hükmün resen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı davada davacıdan alınmasına, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.