Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/30222 E. 2017/24666 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30222
KARAR NO : 2017/24666
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Dolandırıcılık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-e-son ve 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 2.740,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2010 tarihli ve 2008/121 esas, 2010/21 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/06/2017 gün ve 94660652-105-01-1034-2012 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2017 gün ve 2017/39172 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, işyeri sahibi …..tarafından sanığın sigortalı gösterildiğine dair işe giriş bildirgesinin katılan kuruma verildiği, mezkur işyerinin fiilen çalışan gerçek bir işyeri konumunda olduğu ve sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmaları kapsamında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter açık ve kesin deliller bulunmadığı cihetle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’in, öncesinde …. tarafından….. Gıda ismiyle işletilen, sonrasında Bedrettin Karakaş tarafından çalıştırılıp, …..Gıda olarak ismi değiştirilen işyerinde çalışmadığı halde, yargılama sırasında beraat eden … tarafından sigortalı çalışan işçi gibi gösterilerek, sağlık yardımından yararlanmak suretiyle katılan kurumu 1.648,38 TL tutarında zarara uğrattığının iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, işyerinde çalıştığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi ve işyerinin aktif olarak çalışan gerçek bir yer olması nedenleriyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.01.2010 tarih ve 2008/121-2010/21 sayılı mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan sanığın BERAATİNE, TCK’nın 158/1-e-son, 62 ve 52. maddeleriyle tayin edilen cezasının KALDIRILMASINA, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.