YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/27685
KARAR NO : 2017/24674
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/06/2016 tarihli ve 2015/159782 soruşturma, 2016/49372 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/11/2016 tarihli ve 2016/4322 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/04/2017 gün ve 94660652-105-06-1781-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 gün ve 2017/29006 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki … …. Kiralama ve Ticaret A.Ş. tarafından 34 JM 9134 plaka sayılı aracın 16/07/2013 tarihli kira sözleşmesi ile şüpheli…….. Yalıtım İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi …’e teslim edildiği, şüpheli tarafından kira sözleşmesinde belirlenen ödemelerin yapılmaması nedeni ile sözleşmenin kiralayan şirket tarafından feshedildiği ve noter marifeti ile aracın tesliminin talep edilmesine rağmen mezkur aracın teslim edilmediğinden bahisle şikayette bulunulduğu, şüphelinin savunmasında ödeme güçlüğü çekmesi nedeni ile aracı iade etmek istediğini, ancak müşteki şirketin bunu kabul etmediğini ve süreci uzatarak daha fazla para talep edildiğini savunduğu, şüpheli tarafından sunulan mail çıktılarında, şüphelinin müşteki şirkete 22/01/2014 tarihinde kiraladığı aracı sözleşmede yazılı cezai tutarı ödemeden iade etmek istediğini bildirdiği, müşteki şirket tarafından 23/01/2014 tarihinde şüpheliye cevaben sözleşme koşulları dışında sözleşmeyi erken fesih imkanının bulunmadığının bildirildiği, kira sözleşmesine konu aracın ise 28/04/2015 tarihli dilekçe ile müşteki firmaya teslim edildiğinin bildirildiği, böylelikle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/2. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında toplanan delillerin şüphelinin suç işlediği hususunda yeterli şüpheyi oluşturduğu, bu kapsamda anılan madde uyarınca kamu davası açılması gerektiği, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yapılacak yargılama sırasında mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.11.2016 tarih ve 2016/4322 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27.11.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Karşı Oy:
Adalet Bakanlığının 27/04/2017 tarihli, 94660652-105-06-1781-2017-KYB yazısında;
“Dosya kapsamına göre, müşteki … ….. Kiralama ve Ticaret A.Ş.
tarafından 34 JM 9134 plaka sayılı aracın 16/07/2013 tarihli kira sözleşmesi ile şüpheli İzomeb İzalasyon Yalıtım İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi …’e teslim edildiği, şüpheli tarafından kira sözleşmesinde belirlenen ödemelerin yapılmaması nedeni ile sözleşmenin kiralayan şirket tarafından feshedildiği ve noter marifeti ile aracın tesliminin talep edilmesine rağmen mezkur aracın teslim edilmediğinden bahisle şikayette bulunulduğu, şüphelinin savunmasında ödeme güçlüğü çekmesi nedeni ile aracı iade etmek istediğini, ancak müşteki şirketin bunu kabul etmediğini ve süreci uzatarak daha fazla para talep edildiğini savunduğu, şüpheli tarafından sunulan mail çıktılarında, şüphelinin müşteki şirkete 22/01/2014 tarihinde kiraladığı aracı sözleşmede yazılı cezai tutarı ödemeden iade etmek istediğini bildirdiği, müşteki şirket tarafından 23/01/2014 tarihinde şüpheliye cevaben sözleşme koşulları dışında sözleşmeyi erken fesih imkanının bulunmadığının bildirildiği, kira sözleşmesine konu aracın ise 28/04/2015 tarihli dilekçe ile müşteki firmaya teslim edildiğinin bildirildiği, böylelikle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/2. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında toplanan delillerin şüphelinin suç işlediği hususunda yeterli şüpheyi oluşturduğu, bu kapsamda anılan madde uyarınca kamu davası açılması gerektiği, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yapılacak yargılama sırasında mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” değerlendirmesiyle Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 29/11/2016 gün ve 2016/4322 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep edilmiş, dairemizin sayın çoğunluğu tarafından ihbarnamedeki düşüncenin yerinde olduğu değerlendirmesiyle anılan hakimlik kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Müşteki şirket ile şüpheli şirket temsilcileri arasında örneği dosya içinde bulunan araç kiralama sözleşmesinde taraflara ait yükümlülüklerin süre ve mali yönleriyle açıkça yazıldığı, bu bağlamda hangi şartlarda sözleşmenin feshedileceği ile bunun mali sonuçlarının kararlaştırıldığı, bu haliyle taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet savcılığı kararına yönelik itirazı reddeden Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, müşteki tarafın sözleşme kapsamında mali haklarını hukuk mahkemesinde yasa çerçevesinde talep edebileceği değerlendirmesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.