Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15957 E. 2017/20216 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15957
KARAR NO : 2017/20216
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 15.06.2011 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ihbar öneli verilmeksizin ve neden bildirilmeksizin 4857 sayılı Kanun’un 17 maddesi uyarınca feshedildiğini, hafta içi 09:00 – 19:00 saatleri arasında, cumartesi günleri 09:00 – 15:00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 3 gün maaşların dağıtılması sırasında çalışmanın 09:00 – 20:00 saatleri arasında olduğunu, müvekkilinin haftada 60 saat çalışmasına rağmen 45 saatlik kısmının ücretinin ödendiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, 15 günlük ihbar süresini bitirdikten sonra çalışmasına son verdiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, davacının tanık sıfatı ile verdiği ifadeden bunun belli olduğunu, kabul anlamına gelmekele birlikte fazla mesai yapanlara ücretin ödendiğini, hak edişlerinin bankaya yattığını, davacının bordroları kendisinin düzenlediğini, ama imzalamadığını, davacının tanıklarının davalıya dava açtığını, talep edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından imzalanmış olan belge içeriğinden 30/05/2011 tarihinde davalı işyerinden kendi isteği ile ayrılmak istediğini belirttiği, SGK kayıtlarından davacının 31/10/2003-15/06/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, Yargıtay uygulamalarına göre iş akdi devam ederken imzalanmış olan istifa dilekçesinin geçerliliği bulunmadığı, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat külfeti davalı işveren üzerinde olduğu, davalı tarafından ıslah dilekçesine ilişkin zamanaşımı definde bulunduğu, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah dilekçesinin verilmiş olduğu 2015 tarihinden itibaren 10 yıl geriye gidildiğinde davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının zamanaşımına uğramadığı, fazla mesai alacağı açısından zamanaşımı süresinin 5 yıl olması değerlendirilerek 2015 tarihinden itibaren 5 yıl geriye gidildiğinde 2010 yılına ulaşıldığı, buna göre 12/01/2015 tarihli bilirkişi raporunun fazla mesai hesap tablosundan zamanaşımına uğramamış olan kısmın 226,15+235,92+228,09 = 690,16 TL olarak hesaplanmakta, davacının asgari ücretin 4,385 katı maaş aldığı değerlendirilerek 690,16 * 4,385 = 3.026,35 TL olarak davacının zamanaşımına uğramamış fazla mesai alacağı olduğu hesaplandığı, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat külfeti davalı işveren tarafından yerine getirilememiş olmakla, davacının yaptığı iş, tanık beyanlarında davalı işyerinde elden ödeme yapıldığının doğrulaması karşısında, 12/01/2015 tarihli rapor değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili ilk kez temyiz dilekçesi ekinde 2012 yılında çıkan yangın nedeni ile çıkan karışıklık sonucu yargılama esnasında sunamadığı bazı belgeler olduğunu belirterek bir kısım ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Bu belgelerden sadece kalemle üzerine “ek mesai bedeli” şeklinde açıklama yazılmış olan 515,00 TL ödeme belgesinin dava ile ilişkisi olabileceği anlaşılmıştır. Diğer belgelerdeki açıklamalarda “ödeme tediye” açıklaması bulunduğu gözetilerek, sadece kalemle üzerine “ek mesai bedeli” şeklinde açıklama yazılmış olan 515,00 TL ödeme belgesinin davacı asil duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asilden ve davacı vekili ile davalı vekilinden sorularak irdelenmesi gerekmektedir.
3-Fesih olgusunu işveren ispatlamalıdır.
El yazısı 30/05/2011 tarihli, … Hastanesi Genel Koordinatörlüğü’ne hitaben yazılmış bulunan istifa dilekçesinde, “30/05/2011 tarihinde kendi isteğimle ayrılıyorum gereğinin yapılmasını” yönünde ifade bulunmakta olup davacıya atfen “insan kaynakları koordinatörü” sıfatı ile imza taşımaktadır. Davacı vekili, çalışanlardan işe başlarken istifa dilekçesi alındığını belirterek, işçiden irade fesadı veya alacaklarının ödeneceği vaadi ile alınan istifa dilekçelerine dair bir Yargıtay kararını dilekçesine almıştır.
Ayrılış bildirgesinde çıkış tarihi 15/06/2011, kod 04-belirsiz süreli iş sözleşmesnin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak belirtilmiştir.
Davacı tanıklarının davalı ile davası bulunmakta olup istifa dilekçesine dair bilgileri bulunmamaktadır, genel olarak işçilerden istifa dilekçesi alındığına dair beyanları bulunmamaktadır, ancak, senet alındığını belirtmişlerdir. Bir kısım davacı tanığı beyanında davalının yıldırma politikalarından bahsetmiştir. Davalı tanıkları istifa dilekçesi alınması, yıldırma politikası, senet ve benzeri iddiaları desteklememişlerdir.
30/05/2011 tarihli istifa dilekçesinde 31/05/2011 tarihinde davacının ayrıldığı denmiş ise de davacı 15 gün daha çalışmıştır. Davalı vekili, davacının istifadan sonra 15 gün daha çalışmasını bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “yerine eleman bulunana kadar çalıştı” şeklinde açıklamıştır. Cevap dilekçesinde ise ihbar süresini bitirdikten sonra 15/06/2013 çalışmasına son verdiği belirtilmiştir. Bununla birlikte davacının 15 gün daha çalışmasının ihbar öneline dayandığına veya ne sebebe dayandığına dair delil bulunmamaktadır, Davacının hizmet süresi bakımından ihbar öneli ise 15 gün değil 8 haftadır.
Dolayısı ile davacı asil bizzat duruşmaya celbedilmeli, kendisine istifa dilekçesi açıklatılmalı ve fesih yeniden irdelenerek kıdem ve ihbar tazminatı konusunda olumlu veya olumsuz bir karara varılmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.