Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6199 E. 2017/15443 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6199
KARAR NO : 2017/15443
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Doğum Tarihinin Düzeltilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

…Cumhuriyet Başsavcılığının 14.08.2014 gün ve 2014/14 sayılı davanamesi ile …’in nüfus kaydında 20.11.1997 olan doğum tarihinin düzeltilmesi istenilmiş; mahkemece, …’in gerçek yaşının nüfus kayıtlarına uygun olduğu babasının ve tanığın ısrarlı anlatımından anlaşılmakla, hastane raporuna itibar edilmeyerek ve düzeltilecek bir kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1-5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmış olup görüldüğü gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için Kanunda öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, …ın doğum tarihinin düzeltilmesi ile ilgili olarak resmi daireler tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yapılmış herhangi bir başvuru bulunmamaktadır. Böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya nüfus kaydındaki bu usulsüzlükten zarar gören kişilere aittir. Bunlar diğer vatandaşlar gibi harç ve benzeri yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler. Cumhuriyet Savcılarının dava açma yetkileri kanunla düzenlenmiş olup (hernekadar Cumhuriyet Savcılığından…’in mağduru olduğu reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna yönelik soruşturma yapılmış ise de, soruşturma ile ilgili olarak 26.12.2014 günlü kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dikkate alındığında ve bu kararın kesinleşmediği ile ilgili bir iddia bulunmadığına göre) doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin olarak kanunlarda Cumhuriyet Savcısına verilmiş bir görev bulunmadığından kanunla verilmemiş bir yetkiyi kullanarak böyle bir davayı açmaları usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi yerine esastan incelenerek reddedilmesi
Kabule göre de;
2-Doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen … yargılama sırasında 30.03.2015 tarihinde evlenmekle ergin olduğundan, ergin kişinin davalı sıfatı ile usulünce davaya dahil edilmemesi,
3-Nüfus Müdürlüğünden getirtilen aile nüfus kayıt tablosu ve ekindeki doğum tutanağından yaşının düzeltilmesi istenilen …’in nüfusa 20.11.1997 doğum tarihli olarak kaydedildiği… Devlet Hastanesince verilen 25.11.2014 günlü sağlık kurulu raporunda klinik ve radyolojik olarak 19-22 yaş ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Saptanan bu durum karşısında mahkemece …’in nüfus kaydında 20.11.1997 olan doğum tarihinin sağlık kurulu raporu esas alınarak diğer kardeşlerinin doğum tarihleri ile de çelişmeyecek biçimde düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, Sağlık Kurulu raporu gözardı edilip yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.