Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39739 E. 2017/27989 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39739
KARAR NO : 2017/27989
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞKOLU TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sendikanın İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra nolu “Genel işler” işkolunda faaliyet gösterdiğini, Genel İş Sendikası tarafından 6356 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince … şirketi işyerlerinde yapılan işlerin girdiği işkolunun tespiti amacıyla davalı … Bakanlığına başvuruda bulunulduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dava konusu şirkete bağlı işyerlerinde yapılan işlerin girdiği işkolunun tespitine ilişkin 2014/21 sayılı işkolu tespit kararının 21.03.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlandığını, işkolu tespiti kararının ikinci paragrafında “… adresinde: Veri Hazırlama, kayıt işlemlerinin yapıldığı bu nedenle İşkolları Yönetmeliğinin 10 sıra nolu “Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” işkolunda yer aldıkları” şeklindeki kısmının Kanun, Yönetmelik ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek işkolu tespit kararının iptaline ve belirtilen işlerin “Genel işler” işkolunda yer aldığını tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2014/21 sayılı işkolu tespit kararının kısmen iptaline ve “… adresinde: Veri hazırlama, kayıt işlemlerinin yapıldığı, bu nedenle iş kolları yönetmeliğinin 20 sıra nolu genel işler koluna girdiğinin tespitine” karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir.
Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
6356 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyle işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespitinin, asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerektiği gibi, alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 6356 sayılı Kanun’un 4/2. maddesinde öngörülen, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılacağı kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Alt işveren işçileri ise, alt işverene ait bağımsız işyeri çalışanları olduklarından, bağlı bulundukları işkolunun, asıl işverenden ayrı olarak belirlenmesi gerekir.
Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 21.03.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan işkolu tespit kararının dava konusu yapılan kısmı ile, alt işveren tarafından hizmet alım sözleşmesi ile “… adresinde: Veri Hazırlama, Kayıt işlemlerinin yapıldığı” gerekçesiyle belirtilen işlerin İşkolları Yönetmeliğinin 10 sıra numaralı “Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” işkolunda yer aldığı tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, hizmet alım sözleşmesi kapsamında yürütülen iki alt işveren işyeri dava konusudur. Dosya içeriğinden, ilk hizmet alım sözleşmesinin 01.04.2013 ilâ 31.03.2014 tarihleri arasında geçerli olduğu, sözleşme konusunun “ … Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü Destek Personeli Hizmetleri İşleri” olduğu ve sözleşme kapsamında 25 işçinin çalıştırılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnameye göre, genel olarak işçilerin büro hizmetleri, odacı, bekçi, şoförlük gibi görevler icra edeceği görülmekte ise de, somut olarak işçilerin yaptığı iş dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Diğer taraftan, iş müfettişi raporunda dava konusu ikinci hizmet alım sözleşmesinin 2014 yılının ilk üç ayı için geçerli olduğu ve 10 işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü belirtilmiş ise de, hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname dosyaya getirtilmediğinden, içerik denetimi yapılamamaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, öncelikle mahkemece dosya kapsamında yer almayan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname getirtilmeli, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında görev yapan alt işveren işçilerinin somut olarak hangi işleri yaptıkları ve görevlerinin nitelikleri duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, bu suretle alt işveren işçileri tarafından yapılan ağırlıklı işin niteliği tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.