Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/23519 E. 2017/11075 K. 17.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23519
KARAR NO : 2017/11075
KARAR TARİHİ : 17.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait şirkette pazarlama satış elemanı olarak çalıştığı, dağıtım yapması için kendisine teslim edilen ürünlerin satışını faturasız yaparak elde ettiği parayı uhdesine geçirdiği ve daha sonra farklı firmalar adına faturalar tanzim etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, tüm aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçu kabul etmediği, iddiaları araştırmak için kendisine dosya tevdii edilen bilirkişinin katılana ait şirketten defter ve fatura kayıtlarını istemesine rağmen katılanın şirketi tarafından dosya içerisindeki evraklardan başka bir defter ibraz edilemeyeceği belirtilerek gerekli belgelerin bilirkişiye verilmemesi sonucu, bilirkişi raporunda iddiaların doğru olduğuna dair delil bulunamadığı ve sanığın şirkete verdiği zararın ispat edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla, katılana ait şirketin defter ve kayıtları incelenmeksizin, sanığa teslim edilen mal miktarı ve değerini tespit etmenin mümkün olmadığı, sahte olduğu iddia edilen faturaların adlarına kesildiği firmaların defterleri incelense dahi, sanığın suçunun subütuna yönelik delil edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin ettiği iddiası karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 17/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.