Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36233 E. 2017/15688 K. 03.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36233
KARAR NO : 2017/15688
KARAR TARİHİ : 03.07.2017

MAHKEMESİ : … 26. İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 01.09.2014-31.08.2016 tarihleri arasında yürürlükte olmak üzere, … Müteahhitlik Ltd. Şti. ile üyesi olduğu Sağlık İşçileri Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi gereğince 01.09.2014 ile dava tarihi arasındaki toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı ve bir kısım işçilik alacakları ile dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl için hesaplanacak hafta tatili, genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, sağlık iş kolunda kurulu olan sendikanın davacı adına dava açamayacağını belirterek davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma süresi taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesine göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Anılan Kanun’un 63. maddesinde ise, “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağını ve zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 08:00-08:00 saatleri arasında yirmidört saat nöbet tuttuğu günlerin takibinde de devamlı çalıştığı, bu günlerde ondört saat çalışmış kabul edilerek yedibuçuk saatin üzerinde altı buçuk saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Dosya içeriğinde yer alan nöbet çizelgelerinde fazla mesai ücretinin hesaplandığı dönemde davacının yirmidört çalıştıktan sonra en az kırksekiz saat dinlendiği anlaşılmaktadır. Çalışma süresinin yirmidört saat olması durumunda işçinin ancak ondört saat çalışabileceği Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin yirmidört saat çalıştığı günlerde günlük onbir saati aşan üç saatlik çalışmasının fazla mesai olarak değerlendirilmesi gereklidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yakacak yardımı, bayram yardımı, çocuk yardımı, öğrenim yardımı, bulaşıcı hastalık risk primi alacaklarının temerrüt tarihi konusundadır.
Toplu İş Sözleşmesinin Geçici 2. maddesinde, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih ile işyerine tebliğ edildiği aya kadar geçen süre için ödenecek fark tutarların, bu kararın işyerine tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde 3 eşit taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihi olan 01.09.2014 tarihinden Yüksek Hakem Kurulu kararının işverene tebliğ edildiği Şubat 2015 tarihine kadar birikmiş toplu iş sözleşmesi farklarının bildirimi takip eden aydan itibaren 01.03.2015 tarihinde 1/3’ü için, 01.04.2015 tarihinde 1/3’ü için, 01.05.2015 tarihlerinde 1/3’ü için temerrüt koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Buna göre, yakacak yardımı, bayram yardımı, çocuk yardımı, öğrenim yardımı, bulaşıcı hastalık risk primi alacaklarının, 01.04.2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereken kısmına, 01.04.2014’ten itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.