YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10313
KARAR NO : 2014/17702
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/637-2013/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın… Şubesi nezdinde TL ve döviz (USD) hesaplarının bulunduğunu, hesaplarındaki bakiyeyi öğrenmek için banka şubesine gittiğinde gerek TL ve gerekse USD cinsinden yaklaşık 350.000 TL tutarında parasının hesabında olmadığını öğrendiğini ileri sürerek, şimdilik 2.500 TL ile 20.000 USD’nin yatırıldığı günden itibaren bankanın ödemesi gereken faiziyle birlikte oluşturacağı meblağa ihtarname ile temerrüte düşürüldüğü 08.07.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle ise (184.490) TL’nin yatırıldığı günden itibaren bankanın ödemesi gereken faiziyle birlikte oluşan meblağa, dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ve kur farkıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile oğlu …’nın şubeye müştereken geldiklerini, kendisinin şubeye sık sık gelemeyeceğini, hesaplarından kendi talimatı ile oğlunun işlem yapabileceğini belirterek şube personelini yönlendirdiğini, müşteri ilişkisi süresince hesaplarından bazen kendisi işlem yapıp, bazen talimat göndererek oğlu …’nın talimata istinaden işlem yaptığını, telefonla davacıya bilgi verilip onay alındığını, davacının sürekli banka defterini işletip, hesaplara ilişkin ekstrelerin bankaca gönderildiğini, davacının hesap hareketlerini bilmesine rağmen bugüne kadar sessiz kalarak işlemlere muvafakat verdiğini, kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının oğulunun para çekme işlemleri davacıdan aldığı talimata dayanmayan usulsüz işlemler ise de, bu talimatsız veya sahte talimatlarla yapılan para çekme işlemlerinden sonra davacının aynı hesaba ait banka hesap cüzdanı ile birlikte bizzat banka şubesine giderek başkaca işlemler yaptığı, talimatsız işlemlerin davacının hesap cüzdanına işlendiğinin kendisinin sunduğu hesap cüzdanı örneğinden anlaşıldığı, davacının yapılan usulsüz işlemlere uzun süre ses çıkarmadığı ve usulsüz işlemlere icazet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.