YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11105
KARAR NO : 2014/17735
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2014 tarih ve 2014/58-2014/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 07.04.2010 ve 01.07.2011 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca davalının 5-6 yaş arası eğitim ve kavram seti hazırlama işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeler uyarınca belirlenen ücreti ödediğini, ancak davalının sözleşmelerde belirlen teslim tarihlerinde sözleşme konusu eserleri hazırlayıp teslim etmediğini, sözleşmelerde belirlenen teslim tarihlerinde eserlerin teslim edilmemesi halinde cezai şarta ilişkin hükümlerin bulunduğunu ileri sürerek sözleşmeler uyarınca belirlenen toplam 30.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmelerde belirlenen tarihlerde eserlerin tesliminin yapıldığını, gecikmelerin davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının teslimde sorun yaşaması halinde ikinci sözleşmeyi yapmayacağını, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden teslimi kabul etmesi nedeniyle artık cezai şart talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşmeyle kararlaştırılan edimin kabulü halinde sözleşmeden doğan borcun zamanında yerine getirilmediğinin ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının her iki sözleşmeye konu eserleri çoğaltıp dağıttığı, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden ifayı kabulünün ifanın zamanında yapıldığına karine teşkil ettiği, davacının bu karinenin aksini ispat edemediği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliğinde bulunduğu, ifanın çekincesiz olarak kabulü halinde ifanın fer’i niteliğindeki cezai şart alacağının da ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.