YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28874
KARAR NO : 2017/7163
KARAR TARİHİ : 06.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
02.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesinde “…hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” düzenlenmesine yer verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesinde ise “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir” düzenlemesine yer verildiği, somut olayda hakkında karşılıksız yaralanma suçundan kamu davası açılan sanık hakkında mahkemece 06/04/2010 tarihinde 5 yıl denetim süresi belirlenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 07/05/2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesinin yürürlüğe girmesi nedeniyle dosyayı re’sen ele alan mahkemenin katılan kurumun zararını karşılayan sanık hakkında ödeme nedeniyle “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği olayda, 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi ile 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesi arasında özel kanun-genel kanun ilişkisi bulunduğu, belli bir dönem için geçerli olmak ve yalnızca karşılıksız yararlanma suçları yönünden uygulanmak üzere yeni düzenlemeler içeren 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesinin özel kanun niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesine göre öncelikle uygulanması gerektiği, ayrıca somut olayda katılan kurum zararını ödeyen sanığın ödeme yaptığı halde 5 yıl boyunca denetim süresinin geçmesini beklemek zorunda kalmasının aleyhine bir durum olduğu, bu yönüyle mahkemenin 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesini öncelikli olarak uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede yer alan aksi yöndeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 06/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.