Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9018 E. 2014/16856 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9018
KARAR NO : 2014/16856
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/01/2014 tarih ve 2013/117-2014/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinin 84946750 nolu hesabına sahip müşterisi olduğunu, müvekkiline ait hesaptan bilgisi ve rızası dışında, internet bankacılığı yoluyla 27 Haziran 2011 tarih ve 16:13:19 ‘da 88.236.168.249 IP numaralı bilgisayar ile … … Bankası Şubesi’ndeki … hesap numaralı… adına 251,96 TL, 28 Haziran 2011 tarih ve 11:00:42 ‘de 88.236.163.29 IP numaralı bilgisayar ile…. Bankası Şubesi’ndeki … hesap numaralı Haldun Kargı adına 18275,80 TL, 28 Haziran 2011 tarih ve 13:18:36 ‘da 88.236.163.29 IP numaralı bilgisayar ile ….Bankası Şubesi’ndeki … hesap numaralı Haldun Kargı adına 14927,50 TL havale yapıldığını, davalı bankanın üzerine düşen güvenlik önlemlerinden hiçbirini almadığı gibi müvekkiline yapılan havalelerden hiçbir şekilde haber vermediğini, müvekkilinin bu olaydan ötürü mağdur olduğunu, davalı bankanın bu tür olayları bilmesine rağmen bunun önlenmesi için gerekli önlemleri almadığını belirterek, 33455,26 TL’nin dava tarihinden itibaren mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekillinin tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu, davacının bilgilerini korumamakla zarara bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın ispat gücü açısından ıslak imzaya eş değer nitelikteki elektronik imza yerine hukuki ve teknik alt yapısı olmayan bir şifre sistemi kullandığı, mevcut donanım, teknik eleman ve teknolojisiyle müşteriye nazaran çok daha avantajlı olması dolayısıyla bu tür profesyonel dolandırıcılıklara karşı önlem almada daha öncelikli durumda olduğu, somut olayda güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerinden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmeyip kusurlu hareket ettiği, bankaların güven kurumları olması sebebiyle en hafif kusurlarından dahi sorumlu bulundukları, sistem güvenliğinin sağlanamamasınından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankanın üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33455,26 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.713,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.