Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7335 E. 2014/14174 K. 19.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7335
KARAR NO : 2014/14174
KARAR TARİHİ : 19.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 07/03/2013 tarih ve 2011/223-2013/91 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve müdürü olduğu davalı şirket için şahsi olarak harcamalar yapmak zorunda kaldığını, 2011 yılında davalı şirketin diğer ortağının, zor kullanarak müvekkilini şirketten uzaklaştırdığını, bunun üzerine müvekkilinin şirkete borç olarak verdiği paranın iadesi hususunda davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, ancak kendisine herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek, 138.047,96 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirketin finansmanı için para harcandığı iddia edilmiş ise de şirket kayıtlarında, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, iki ortaklı davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğu, diğer ortağın da şirketi temsile yetkili bulunduğu, şirket ortağı ve yöneticisinin şirket yararına kendi malvarlığından yaptığı harcamaların, talep halinde kendisine ödenmesinin gerektiği, her ne kadar şirketlerin hak, alacak ve borçlarının saptanmasında şirket kayıtları esas ise de bir şirketin yöneticisi veya yetkilisi gibi şirketin defter ve kayıtlarını kendi elinde bulunduran, bunları düzenleme, takip ve denetim yetkisi olan, defterlere kendi yararlarına kayıt yapması veya kendi yararlarına şirket zararına bir belge oluşturması çok kolay olan bu kişilerin, şirketten bir talepte bulunmaları halinde bu hususta sadece soyut olarak şirket kayıtlarına dayanmalarının haklı bir talep olarak kabul edilemeyeceği, böyle bir durumda sadece şirket kayıtları değil, kayıtlara dayanak oluşturan bilgi, belge ve makbuzların da ortaya konulması suretiyle kaydın dayanağının geçerli bir şekilde ispat edilmesinin gerektiği, somut olayda, davacının şirkete borç verdiğinin şirket kayıtlarında gözüktüğü, ancak davacının şirketi idare ettiği dönemde iki farklı gelir tablosunun hazırlandığı, vergi dairesi ile davalı şirketin franchise aldığı şirkete sunulan tablolar arasında farklılıklar bulunduğu, alacağın ispatı konusunda şirket kayıtları dışında delil sunulmadığı, bu durumda davalı şirket kayıtlarını usulüne uygun olarak tutmayan davacının, defterlerdeki usulsüz kayıtların bir kısmına dayanarak lehine sonuçlar çıkarmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı, şirkete borç verildiğinin şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

…/…

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.