YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9835
KARAR NO : 2014/13318
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2011/371-2012/217 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dava davacısı vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen dava davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı … arasında 08.01.2009 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının ödemekle yükümlü olduğu borcu ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, davalının müvekkiline 178.418 TL borcu olduğunu, 75.000 TL ipotek ve 26.000 TL bono düşüldüğünde 77.418,59 TL asıl alacak ve işlemiş reeskont faizi alacağının bulunduğunu, bu yönden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının borca itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da, müvekkili ile davalı … arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanacak borca karşılık …’e ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, sonrasında taşınmazın ipotekli olarak diğer davalı …’a satıldığını, davalılar hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe borçluların itiraz ettiğini, itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalısı … cevap vermemiştir.
Birleşen dosya davalısı … vekili, müvekkilinin borçtan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden, davalı …’ün borç miktarının faizi ile birlikte 78.267,18 TL olduğu, ana para borcu 77.415,58 TL olmakla takip tarihinden bu miktara takipteki talep gibi yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı …’ün itirazının 78.267,18 TL için iptaline, takibin bu
miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarı olan 77.415,58 TL. ‘na takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine, davalının % 40 (31.306,87 TL) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, birleşen dava yönünden ise, davalı …’ın taşınmazı ipotekli olarak satın alan 3. kişi olarak borçtan sorumlu olduğu ancak Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise alacaklının malike karşı ödeme istemini bildirmesinin zorunlu bulunduğu, somut olayda davacı … şirketinin borçlu …’e gönderdiği ihtarnamenin yanı sıra borçtan şahsen sorumlu olmayan malik …’a takipten önce herhangi bir bildirimde bulunmadığı, böylelikle yasanın aradığı bildirim koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın bu davalı yönünden reddine, birleşen davadaki diğer davalı yönünden ise …’ün asıl borçlu olması nedeniyle hakkında ipotek takibi yapılamayacağı, asıl borçtan sorumlu olması karşısında aynı zamanda ipotek borcundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle de birleşen davalı … bakımından birleşen dava yönünden asıl dava nazara alınarak bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen dava davacısı vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, asıl davaya yönelik olarak davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekilinin dask primlerinin hesaba katılmaması nedeniyle toplam borcun yanlış hesap edildiği yönündeki itirazına rağmen bu yönde ek rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kararlaştırılan ve talep edilen faiz cinsinin reeskont olmasına rağmen yasal faize hükmolunması da doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davacı ilamsız takip talebinde ipotek alacağı için faiz talep etmiş ve bu husus da itiraza uğrayarak mahkemenin önüne gelmiştir. Mahkemece bu alacak kalemine yönelik olarak da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, asıl davaya yönelik olarak davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı …den alınarak asıl ve birleşen davada davacı ….’ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.125,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.