Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/27257 E. 2017/9278 K. 24.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27257
KARAR NO : 2017/9278
KARAR TARİHİ : 24.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının kısmi süreli sözleşme ile gişe memuru olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işyerinde yürülükte bulunan toplu iş sözleşmesinin tarafı bulunan sendikaya üye olduğunu, müvekkiline kıdem ve ihbar tazminatı ödenirken kıdem tazminatına esas ücretine, ikramiye, yemek yardımı, giyim yardımı, kasa tazminatı, yakacak yardımı, yol ve izin ücreti, bayram ikramiyesinin eklenmediğini, toplu iş sözleşmesinde yer alan izin harçlığı, giyim yardımı, bayram harçlığı ve öğrenim yardımının ödenmediğini, yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı farkı ile yıllık izin, fazla mesai ve hafta tatili ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının … Hipodrom Müdürlüğünde yarış günleri kısmi süreli hizmet akdi ile çalıştığını, iş akdinin 31.11.2012 tarihinde feshedilip ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek davacıdan ibraname alındığını, Türkiye Jokey Kulubü ile … Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde kısmi süreli çalışan müşterek bahis gişe memuru ve idari kadro personeline giyim yardımı, izin ücreti, bayram harçlığının ödenmeyeceğinin düzenlendiğini, buna bağlı olarak davacının ihbar ve kıdem tazminatına esas ücrete bu kalemlerin dahil edilmediğini, davacının yıllık izin hakkının doğmadığını, fazla mesai yapmadığını, hafta tatillerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin kısmî süreli iş sözleşmesine dayanıp dayanmadığı ve toplu iş sözleşmesinde yer alan sosyal yardım alacaklarından yararlandırılıp yararlandırılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin tam süreli çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az olarak belirlendiği iş sözleşmesi “kısmî süreli iş sözleşmesi” olarak tanımlanmıştır. Çalışma süresi aynı yasanın 63. maddesinde haftada en çok 45 saat olarak açıklanmıştır. Yukarıda değinilen 13. maddede emsal işçiden söz edilmiş olmakla, kısmî süreli iş sözleşmesinin belirlenmesinde esas alınacak haftalık normal çalışma süresi, tam süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçiye göre belirlenecektir. Kanunun 63. maddesinde yazılı olan haftalık iş süresi azamîdir. Buna göre o işkolunda emsal bir işçinin ortalama haftalık çalışma süresi haftalık 45 saati aşmamak şartıyla belirlenmeli ve bunun önemli ölçüde azaltılmış olup olmadığına bakılmalıdır.
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 6. maddesinde, “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmî süreli çalışmadır”. Gerekçede “üçte ikisinden az” olan çalışma ifadesi kullanılmışken, yönetmelikte üçte iki oranına kadar yapılan çalışmalar kısmî çalışma sayılmıştır. Bu durumda emsal işçiye göre 45 saat olarak belirlenen normal çalışmanın taraflarca 30 saat ve daha altında kararlaştırılması halinde, kısmî süreli iş sözleşmesinin varlığından söz edilir. Kısmî süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin ücreti ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenir.
Kısmî süreli hizmet akdiyle çalışan işçiye, ayrımı haklı kılan bir neden bulunmadıkça salt bu nedenle farklı bir işlem yapılamayacağı Kanunda öngörülmüştür. İşçinin, ücretinin veya diğer parasal haklarının tam süreli emsal işçinin çalışma süresi ve ücretine göre oranlanmak suretiyle belirlenecek olan haklarını talep etmesi mümkündür.
Bundan başka 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesinde bu yönde yapılacak bir ayırım açık biçimde yaptırıma tabi tutulmuş olmakla, eşit davranma borcuna aykırılık tazminatının talep edilmesi de olanaklıdır. Ayrımın sonuçları para veya para ile ölçülebilen menfaatlere dair değilse, sadece eşit davranma borcuna aykırılık tazminatının ödetilmesi söz konusu olur.
Kısmî çalışma Kanunda yer almasına rağmen kıdemin nasıl belirleneceği, ihbar izin gibi haklardan nasıl yararlanılacağı, bu haklarla ilgili hesap şekli yine normatif olarak düzenlenmiş değildir. Konu, yargı kararlarıyla çözüme kavuşturulmaktadır. Buna göre, kısmî çalışma ister haftanın bir veya bazı günleri çalışma şeklinde gerçekleşsin, ister her gün birkaç saat şeklinde olsun, işçinin işyerinde çalışmaya başladığı tarihten itibaren bir yıl geçince kıdem tazminatı hakkının doğabileceği ve izne hak kazanacağı kabul edilmiştir Hesaplamada esas alınacak ücret ise işçinin kısmî çalışma karşılığı aldığı ücret olmalıdır.
Kısmî süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan işçi yönünden ihbar önelinin de iş ilişkisinin kurulduğu tarih ile feshedilmek istendiği tarih arasında geçen süre toplamına göre belirlenmesi gerekir.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesinde, hafta tatiline hak kazanabilmek için önceki altı günde günlük iş sürelerine göre çalışmış olmak şartı bulunmaktaydı. 4857 sayılı Kanunda ise, haftalık iş süreleri çalışılan günlere farklı şekilde dağıtılabileceğinden, hafta tatili tanımı değişmiş, işçinin 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışılmış olması kaydıyla, yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz yirmidört saat dinlenme hakkı öngörülmüştür. 63. maddede, genel bakımdan iş süresinin haftalık en çok kırkbeş saat olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle 4857 sayılı Kanun’un uygulandığı dönemde, haftalık çalışma süresi kırkbeş saati bulamayacağından, kısmî süreli iş ilişkisinde işçinin hafta tatiline hak kazanması mümkün olmaz.
Yıllık Ücretli izin Yönetmeliğinin 13. maddesinde, kısmî süreli ve çağrı üzerine çalışan işçilerin izin hakkı bakımından tam süreli işçilere göre farklı bir uygulamaya tabi olamayacakları açıklanmıştır. Bu durumda bir yıllık çalışma süresini dolduran kısmî süreli çalışan işçinin izin hakkı vardır.
Kısmî süreli çalışan işçiler sendikaya üye olabilirler, toplu iş sözleşmelerinin kapsamına girebilirler, greve katılabilirler.
Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar bu Kanunun 18. ve 29. maddelerinde yazılı olan işçi sayısına dahildirler ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilirler.
Somut olayda, davacı ile aynı işi yapan kısmi süreli gişe memuru olarak çalışan işçilerin açtıkları alacak davasında … 8. İş Mahkemesinin 2008/54 esas sayılı dosyası ile görülen davada; Mahkemece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … Bölge Müdürlüğü Müfettişlerince iş yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29.11.2007 tarihli rapor ile çağrı üzerine çalıştırılan işçilerin, çocuk yardımı, bayram parası, izin parası ve giyim yardımından yararlandırılmadığı tespit edilmiştir. Bunun dışında davacıya yemek, yol parası, kasa tazminatı, yakacak yardımı ve aile yardımı tutarlarının çalıştığı süre ile orantılı olarak ve bordrolarda gösterilmek suretiyle ödendiği görülmüştür. Taraflar arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin ilgili maddelerinde bu sosyal yardımların gişe memurlarına uygulanmayacağı yönünde düzenleme bulunduğundan ve bu düzenleme 4857 sayılı Kanun’un 13. maddesine aykırı olduğundan davacının da yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren tam süreli çalışan işçilere tanınan her türlü sosyal haktan çalıştığı süre ile orantılı olarak yararlandırılması gerektiğine hükmedilmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/45679 esas sayılı 01.11.2011 günlü ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile sosyal yardım alacak kalemlerinden bayram parası dışında diğer taleplerin reddi hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.