YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5981
KARAR NO : 2017/4558
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 12.04.2005-23.01.2012 tarihleri arasında “yıkamacı – pompacı” olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, işyerinde haftanın 6 günü tüm genel tatil günleri dahil olmak üzere yaz saati uygulamasının olduğu bahar – yaz döneminde 08:00-20:00, kış döneminde ise 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, kanunen belirlenmiş çalışma saatlerinin üzerinde çalıştırılmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davalı işverenin bazı işçilerin fazla ücreti adı altında dava açması ve talepte bulunması üzerine 2010/Temmuz ayından itibaren bordrolara sembolik tutarlarda fazla çalışma ücretleri tahakkuk ettirdiğini öne sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı işveren bünyesinde 12.04.2005-23.01.2012 tarihleri arasında yıkamacı olarak çalıştığını, pompacı olarak çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, iş akdinin işyerinde huzursuzluk yaratan davranışları, müşterileri ile olan olumsuz diyalogları ve sürekli müşterilerden gelen şikayetler üzerine haklı sebeple feshedildiğini, ancak 6.321,10 TL kıdem ve 1.476,91 TL ihbar tazminatlarının ödendiğini, davacının itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı belgelerde tazminatlarını tam ve eksiksiz olarak aldığını onayladığını, son aldığı ücret konusunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığını, davacının fazla mesai yapılmasına rağmen bordrolarda gösterilen fazla mesai ücretlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia ettiğini, ancak imzalı bordrolarda davacının yaptığı fazla çalışma saatlerinin belli olduğunu, bunun üzerindeki fazla çalışma iddiasını eşdeğer yazılı belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin gerçeğe aykırı olduğunu, davacının pompacı değil, yıkamacı olduğunu ve bu nedenle pompacıların çalıştığı usulde işini yapmasının söz konusu olmadığını, davacının haftada 45 saati geçen çalışmalarının hepsinin ödendiğini, ayrıca alacaklarının zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2010 yılı Temmuz ayı ve sonrası dönemde davacı adına fazla mesai ücreti tahakkukları yapıldığı, 2012 Ocak ayı bordrosunda fazla çalışma tahakkuku bulunmadığı, 2010 yılı Temmuz ayı ile (Temmuz ayı dahil) 2011 yılı Aralık ayı sonuna kadar olan dönemde adına değişik tutarlarda fazla çalışma ücret tahakkuk ettirildiği ve tahakkuk ettirilen tutarların davacı imzasına ihtirazı kayıtsız ödendiği bu dönemlerin dışlanması gerektiği, diğer bordrolarda fazla çalışma ücret tahakkuku bulunmadığı belirtilmiştir. Ne var ki; bilirkişi raporunda tahakkuk bulunan bu dönemlerin dışlandığı belirtilmesine karşın hesaplama bölümünde 01.07.2011-23.01.2012 tarihleri arasında 240 saat karşılığı fazla çalışma hesaplandığı kabul şekline göre sadece 2012 yılı Ocak ayı nedeniyle yapılan fazla çalışma hesabının 240 saatin çok altında olması gerektiği açıklanan nedenle bilirkişi raporunda tahakkuk bulunan ayların dışlandığı belirtilmesine karşın dışlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının gerçekte tahakkuk bulunan ayların dışlanmamış olması nedeniyle rapordaki bu hesaplama yöntemine itiraz etmemiş olduğu oysa fazla çalışma tahakkuklarının sembolik olduğunu öne sürdüğü dikkate alındığında; bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının sembolik olup olmadığı da değerlendirilerek sembolik olduğu kanısına varılması halinde tahakkuk bulunan aylardaki ödemelerin hesaplamadan mahsubu, sembolik olmadığının anlaşılması halinde ise tahakkuk bulunan ayların dışlanarak fazla çalışma hesaplamasına dahil edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davalıya iadesine, 06.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.