Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20072 E. 2017/7180 K. 24.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20072
KARAR NO : 2017/7180
KARAR TARİHİ : 24.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, sosyal haklardan doğan alacaklar, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve sosyal haklardan doğan alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin hukuki mesnetten yoksun ve haksız olduğunu, tüm yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda “…davacı Antalya Hava Limanında güvenlik görevlisi olup daha önce 15.3.2012 tarihinde mob içinde uyuduğu tespit edilmiş savunması alınıp ihtar cezası verilmiştir. 15.1.2012 tarhinde ise kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı olarak büyük taşlı yüzük takmış ve kendisine sözlü uyarı verilmiştir. Son olarak görevini yapmak istemediği, çoluk çocukla görev yapamayacağını bildirmesi üzerine savunması alınmış kendisi de savunmasında verilen dış görevi kabul etmediğini açıkça ikrar etmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunun 25/II-h maddesi “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.” hükmü işverene işçinin akdini haklı nedenle fesih hakkı tanımıştır. Davacının iş akdi davalı işverence haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazmatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, diğer alacak talepleri hakkında ise bu talepler kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10/10/2012 tarih ve 2012/9-851 E – 2012/705 K sayılı kararında özetle, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda verilecek kararlarda, bozma konusu yapılmasa da her bir taleple ilgili olarak yeniden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, “…Davacının genel tatil alacağı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve sosyal haklardan doğan alacak taleplerinin ise, mahkememizce verilen 2013/11 Esas-2014/355 Karar sayılı, 10/10/2014 tarihli ilamın bu hususlarda kurulan (4) nolu bendi temyiz edilmeyerek, (3) nolu bendi ise temyizde itirazlar reddedilerek kesinleşmiş olduğundan, bu hususlarda yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,..” şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıdaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında da açıkça belirtildiği üzere, bozmadan sonra verilecek kararda bozma kapsamı dışında kalsın ya da kalmasın her bir taleple ilgili olarak yeniden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bozmadan sonra kıdem ve ihbar tazminatı talepleri dışındaki talepler hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması, bahsi geçen talepler hakkında önceki kararda verilen hükümlerin kesinleştiği şeklindeki isabetsiz gerekçe ile bu talepler hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece tüm talepler hakkında HMK.nun 297. Maddesine uygun şekilde hüküm kurulmalıdır.
2-Karar başlığında dava tarihinin “08/01/2013” yerine, “18/08/2016” olarak yazılması da infazda tereddüde yol açacağından hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.