Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/1924 E. 2017/5502 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1924
KARAR NO : 2017/5502
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 01.09.2014 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi, davalı ile davacı … Demirhan arasında düzenlenmiş, sözleşme metnindeki kiraya veren kısmı.. vekili açıklaması ile … tarafından imzalanmıştır. İcra takibi.. tarafından başlatılmış dava da aynı kişi tarafından açılmıştır. Davalı İcra takibine itiraz etmediği gibi İcra Mahkemesi’ndeki yargılamayada katılmamış, Mahkeme kiralayanın… olduğunu kabul ederek, sözleşmeyi vekil aracılığıyla imzalayan..’ın kendi adına takip yapma ve tahliye davası açma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut ve dava dilekçesi eki olarak davacı tarafça sunulan, … 7. Noterliği’nce düzenlenen 22.Eylül 2011 düzenleme, 26834 yevmiye numaralı vekaletname örneğinde davacı …… kira sözleşmesini imzalayan…’u vekil tayin ettiği, … 5. Noterliğince düzenlenen ….. yevmiye nolu vekaletname süresinde ise davacı … Demirhan adına vekaleten hareket eden…’un tevkil yetkisine dayalı olarak, takip yapıp dava açan Avukat …’ü vekil tayin ettiği görülmektedir. Bu durumda yukarıda bahsedilen vekaletnamelerin içeriğine göre, kiralayanın davacı … Demirhan olduğunun, kira sözleşmesinin de, davacı tarafından yetkilendirilen… tarafından, davacıya temsilen imzalandığının kabulü gerekmektedir. Davacı kiralayan vekili tarafından takibin yapılmasında ve tahliye davasının açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, Mahkemece işin esasının incelenip sonuçlandırılması gerekirken, hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan