YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/679
KARAR NO : 2017/6720
KARAR TARİHİ : 30.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar bünyesinde resepsiyon görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin sebep gösterilmeksizin haksız olarak feshedildiğini, işverenin kötüniyetli ve haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışmakta iken alt işveren olan taşeron firmanın, … bünyesindeki ihale ve işlerinin bittiğini beyan ettiğini, davalılar tarafından yapılan yazılı ve tebliğ edilmiş usulüne uygun bir fesih bildiriminin olmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin fesih işleminin geçersizliğine, müvekkilinin aynı işe, aynı görev tanımı ve unvanı ile özlük haklarında herhangi bir değişiklik olmaksızın iadesine, işe iade kararına uyulduğu veya uyulmadığı durumlarda taraflarına fesihten itibaren çalışılmayan, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretin ve sosyal haklarının davalı işverenden tahsiline, işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı müvekkilinin 3 yıllık çalışma süresi de dikkate alınarak 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, müvekkili ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığını, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiye de herhangi bir müdahalaleri olmadığını, ayrıca davacının çalışmasının belirli süreli sözleşme niteliğinde olduğunu belirterek davanınh reddini talep etmiştir.
Davalı … Özel Sağlik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın öncelikle usulen reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, esas bakımından ise davacının davalı … tarafından işten çıkartıldığını, … ile müvekkil şirket arasındaki ihale sözleşmesinin sona erdiğini, kurumun başka bir şirket ile yeni sözleşme yaparak davacıyı işten çıkardığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararı Özeti:
Davacının davalı kurum bünyesinde 2011-2015 yılları arasında yaklaşık 4 yıl süreyle resepsiyon görevlisi sıfatıyla taşeron firma işçisi olarak çalıştığı, taşeron firmalar değişse de davacının çalışmasının kesintiye uğramadığı, bu nedenle davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunduğu, …’nun en son taşeron firma değiştikten sonra davacıyı herhangi bir gerekçe göstermeden işten çıkarttığı, resepsiyon görevlisi olarak görev yapan toplam 12 kişi bulunup …’nun söz konusu 12 kişinin tümünü işten çıkartıp yerlerine yeni işçiler aldığı, akdin haklı suretle feshedildiğinin ispat yükünün işverende olup davalıların üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediklerini ve akdin haksız şekilde feshedildiği kanatine varıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Mahkeme kararını davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, kıdem, ihbar, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin geçersiz olduğu veya davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı yönünde bir iddiası olmamasına ve yargılama içeriğinde bu yönde bir araştırma ve kararda tespit bulunmamasına rağmen davacının asıl işveren olan …’ya iadesi hatalıdır. Dosya kapsamında olması gereken davacının alt işveren konumundaki davalı … Özel Sağlık Hizmetleri Bilgisayar Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’deki işine iadesine, işe iade kararının mali sonuçlarından ise davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğu yönünde hüküm tesis etmek iken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkeme hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … Özel Sağlık Hizmetleri Bilgisayar Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’deki İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılarca müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,30 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.890,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 133,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.03.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.