YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8586
KARAR NO : 2017/7061
KARAR TARİHİ : 24.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamıyla % 20 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 17/09/1998 tarihinden özelleştirme üzerine diğer bir çok çalışan gibi işten çıkartıldığı 13/11/2013 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, işten çıkartılırken davacıya kıdem tazminatının ödeneceğinin bildirildiğini ancak ödenmemesi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeneceği taahhüt edilen miktar üzerinden 16/12/2013 tarihinde icra takibi yapıldığını, davalı şirketin ise takibin işleme konulmasından sonra kötü niyetli olarak 17/12/2013 tarihinde davacı müvekkilinin banka hesabına kıdem – ihbar bordrosunda belirtilen miktarı yatırdığını, sonrasında da belirtilen ödemeyi icra takibinden önce yapmış gibi, borcu ödediğinden bahisle 18/12/2013 tarihinde tebliğ aldığı ödeme emri nedeniyle icra takibine 23/12/2013 tarihinde itiraz ettiğini ve kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, takibin B.K. 100. maddesi gereğince yapılacak olan ödemelerin öncelikle faiz, masraf, vekalet ücreti ve ferilerine mahsup edilmesi sebebiyle başlatıldığını, bu talebin olmaması durumunda bile öncelikle bu ücretlerin mahsup edilmesinin yasa gereği bir zorunluluk olduğunu, müvekkilinin davalının bu kötü niyetli tutum ve davaranışları sonucunda zarara uğradığını, davalının disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı alacak miktarının tespiti ile icra takibinde belirtilen miktar üzerinden yapılan ödemelerin mahsubu sonucu çıkacak bakiye alacağın tahsili için usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davalının kötü niyeti sonucu icra takibi ve dava açmak zorunda kalan müvekkilinin 7.251,83 TL. vekalet ücreti zararının davalıdan tahsiline, ayrıca davalının disiplin para cezasına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını ve süre yönünden reddi gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, kıdem tazminatı ödemesi yapılmasına rağmen icra takibi yapıldığını, davacıya kötü niyetli ve ayrıcalıklı davranılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin takipten haberdar olmasının mümkün olmadığını, bu sebeple kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu, müvekkilinin kıdem tazminatını yatırarak sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, iş akdi davalı işveren tarafından 13/11/2013 tarihinde feshedilen davacı 16/12/2013 tarihinde davalı aleyhine yaptığı icra takibinde 608,57 TL. işlemiş faiz ve kıdem – ihbar tazminatı bordrosunda yer alan 48.953,54 TL. kıdem tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı işveren henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden 17/12/2013 tarihinde 48.953,54 TL. tutarındaki kıdem tazminatını davacının banka hesabına yatırmış ve 18/12/2013 tarihinde ödeme emrini tebliğ alarak 23/12/2013 tarihinde kıdem tazminatının ödendiği ve borcun bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. Bu itiraz davacıya tebliğ edilmediğinden itirazı 09/01/2014 tarihinde öğrendiği anlaşılan davacının açtığı işbu itirazın iptali davası süresinde olmakla birlikte, mahkemece varılan sonuç ve kurulan hüküm yerinde değildir. Şöyle ki,
Hüküm sonucu aynen;
“ Davacının davasının kısmen kabulüne,
(a) Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2013/11819 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak faiz ve yargılama giderleri toplamından 17/12/2013 tarihli ödeme mahsup edildikten sonra, kalan asıl alacak üzerinden takibin devamına,
(b)Yapılan ödeme mahsup edildikten sonra öncelikle ferilerden, kalanın ise asıl alacaktan mahsup edildikten sonra, kalan asıl alacak üzerinden hesaplanan % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Bu halde itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının hükümde belirtilmemesi hatalıdır.
İcra takibine konu 48.953,54 TL. tutarındaki asıl alacağın davadan önce ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda mahkemece 17/12/2013 icra takip tarihinden sonra 18/12/2013 tarihinde 48.953,54 TL. ödeme yapıldığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100/I. maddesi uyarınca takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlenmiş faiz ile icra takip giderleri ve icra vekalet ücreti hesaplattırılıp ödenen miktar öncelikle işlemiş faiz, icra masrafları ve icra vekalet ücreti, kalanı da asıl alacaktan düşülmek suretiyle varsa kalan miktar üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmelidir.
Ayrıca fesih tarihinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının ne olduğu tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit edilerek icra takip tarihi itibariyle davacının faizde haklılık durumu belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu halde alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama sonucu belirlenmiş olacağı gibi icra inkar tazminatı hüküm altına alınan takip talebine konu alacak üzerinden takdir edileceğinden ve itiraz edilmeden ve itirazın iptali davası açılmadan takip talebine konu asıl alacak ödendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken asıl alacak miktarı belirtilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 24/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.