YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3982
KARAR NO : 2017/5729
KARAR TARİHİ : 03.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27/02/2007 ila 19/08/2013 tarihleri arasında davalı işyerinde kasiyer olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin, davalı işveren tarafından aynı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan …’a ait … kartının mağaza müşterilerinin alışverişleri sırasında kullanarak …’ın kampanya hedefini tutturmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle işverence haksız şekilde fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının işyerinde kasiyer olarak çalıştığını, davacının kasasında bulunan davalı şirkete ait … Kartlarını, kart sahibi olmayan ismi bilinmeyen müşterilerin ürün alışverişinde kullandığının tespit edilmesi üzerine 02/08/2013 tarihli tutanak tutulup aynı gün savunmasının alındığını, davacı hakkında 06/08/2013 tarihinde yapılan detaylı bilgisayar incelenmesinde ise güvenlik görevlisi … isimli kişi ile iş ve yarar birliği yaparak gerçekte bu kişiye yapılmış bir ürün satışı olmadığı halde başka müşterilerin aldığı ürünleri bu kişi almış gibi yaparak bu kişinin … kartını okutarak kasadan geçirdiğinin tespit edildiğini, işverenin zarar gördüğünü, davacı ve …’ın haksız çıkar sağladığını, davacının bu davranışının davalı şirketin prensiplerine, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının üyesi bulunduğu sendika temsilcisinin de katıldığı 14/08/2013 tarihli disiplin kurulu kararı ile davacının usulsüzlüğünün tespit edildiği belirtilerek 06/08/2013 tarihinden itibaren 6 iş günü içinde iş akdinin feshedildiğini, davacının kartını kullandığı …’ın iş akdinin de çalıştığı Tepe Güvenlik şirketi tarafından bu olay nedeniyle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının … kart kullanımının davalı şirketin zararına olmadığı ve davacının iş akdinin haklı nedenle feshedilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya 01/10/2007 tarihinde imzası alınarak tebliğ edilen Mağaza Personeli Genel Kurallar Talimatının 2. maddesinde, çalışanların kendilerine ait … kartlarını başkalarının alışverişinde kullanmalarının yasak olduğu düzenlenmiştir. 02/08/2013 tarihinde davacının mağaza müşterilerinin alışverişlerinde kasasındaki … kartlarını kullandığı gerekçesiyle davacının savunması istenmiş, davacı savunmasında “… Müşterilerin indirimlerden faydalanmaları için ve indirimi anlatmakta zorlandığım için kullanmak zorunda kaldım…” yönünde beyanda bulunmuştur. Bu tarihten kısa bir süre sonra 06/08/2013 tarihinde ise, Temmuz ayı “hedefini tuttur kampanyası” boyunca aynı kart numarasıyla farklı günlerde farklı müşterilere satış yaptığı, ayrıca güvenlik personelinden …’ın … kartını kullanarak “hedefini tuttur kampanyası” için yardımcı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacıdan tekrar savunması istenmiş, davacı burada ise, “… personel Güvenlik …’ın … kartını …’ın ısrarı üzerine ona uyup kullandım, pişmanım, tekrarının olmayacağının bilgisini veririm..” şeklinde savunma verdiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, her ne kadar mahkemece feshe dayanak eylem nedeniyle davacının zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı yazılı olarak yasak olduğu kendisine tebliğ edilmesine ve kısa bir süre önce aynı hususta işveren tarafından savunması alınmış olmasına rağmen, aynı mağazada çalışan bir kişinin alışveriş kartını, bu kişi gerçekte alışveriş yapmadığı halde alışveriş yapmış gibi kullanması eyleminin doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturan bir eylem olduğu kuşkusuzdur. İş sözleşmeleri tarafların karşılıklı güvenine dayanan sözleşmelerdir. Bu güvenin ortadan kalkması halinde, güven sarsıcı durumla karşılaşan taraftan sözleşmeyi sürdürmesi beklenemez. Bu itibarla işveren feshi haklı nedene dayalıdır. Bu durumda işverenin bu eylem nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının sonuca etkisi yoktur. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.